28 Aralık 2007 Cuma

Terörizmin Finansmanı



Terörizmin Finansmanı ve Mali Kurumların Taşıdığı Riskler

Herhangi bir mali işlemde yer alan fonlara ve diğer varlıklara teröristler, terör örgütlerinin sahip olduğunu veya malvarlığının bunlar tarafından kontrol edildiğini, malvarlığı ile bağlantılı işlemin terörist faaliyetlerle bağlantılı olduğunu veya büyük olasılıkla bu amaçla kullanılacağını bilerek işlemi gerçekleştiren bir mali kurum, pek çok ülkenin yasalarına göre bir suç işliyor olabilir. Böyle bir suç, mali işleme konu malvarlığının herhangi bir suçtan kaynaklanması durumunda veya yasal bir faaliyetten kaynaklansa bile terörü desteklemek için kullanılma niyeti taşıdığında da oluşabilir.

Mali işlemde söz konusu fonların ulusal ceza yasalarının amaçları açısından teröristlerle ilgili olup olmadığı dikkate alınmaksızın bu kişilerle veya yakın kişi ve kurumlarla iş ilişkisine girilmesi belirli şartlar altında ilgili mali kurum için önemli itibari, işlevsel ve yasal riskleri beraberinde getirmektedir. Hatta işlemde yer alan gerçek ve tüzel kişinin daha sonra etkin bir denetim eksikliğinden veya belirli bir kurum tarafından bilerek göz yumulmasından yararlanması ve bunun sonucu terörist faaliyetlerin gerçekleştirildiğinin görülmesi durumunda bu risk çok daha ciddi olacaktır.

Mali Kurumların Suçun Tespitindeki Rolü

Mali kurumların terörizmin finansmanı suçunu ortaya çıkarabilmeleri oldukça zordur ve bu kurumlardan böyle bir görevi yerine getirmeleri beklenilmemektedir. Gerçekten de mali kurumların, mali sistemin diğer suçlarda kullanılmasından farklı olarak terörün finansmanı suçunu açık bir şekilde teşhis edebilecekleri tek an, tanınan bir terörist veya terör örgütü adına bir hesap açıldığı andır. Suçun kendisini tespit edemeyecek olmakla birlikte mali kurumlar, daha sonra terörün finansmanı suçu ile ilgili olduğu kanıtlanabilecek (bildirimde bulunulursa) şüpheli işlemleri tespit etme pozisyonunda bulunmaktadırlar. Daha sonra işlemin belirli bir suç veya terör faaliyeti ile bağlantılı olduğunu belirleyecek ve araştırmanın gideceği yöne karar verecek pozisyonda olacak kişi yetkili bir soruşturma makamı veya mali istihbarat birimidir. Bu nedenle mali kurumlar mutlaka kaynağın yasal olup olmadığını veya fonların gideceği yerin niteliğini saptamak zorunda değildirler. Bunun yerine işlemin olağandışı veya şüpheli olup olmadığını veya başka yönlerden herhangi bir suç veya terör faaliyetine emare teşkil edip etmediğini araştırmalıdırlar.

Terörün Finansmanının Nitelikleri

Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Uluslar arası Sözleşmeye göre (m. 2) terörizmin başlıca amacı, “bir topluluğun gözünü korkutmak veya bir hükümeti veya uluslar arası örgütü bir şey yapmaya veya yapmamaya zorlamaktır”. Bu faaliyetlerin nihai amaçlarının farklı olduğu kabul edilse de, ortak olan husus terör örgütlerinin amaçlarına ulaşmak için mali desteğe ihtiyaç duymalarıdır. Bu nedenle başarılı bir terör örgütü, herhangi başka bir suç örgütü gibi etkili bir mali altyapı kuran ve sürdüren bir örgüttür. Bunun için örgüt, fon kaynakları araştırmak, bu fonların gizlenmesi için yöntemler geliştirmek, bu şekilde fonların terör faaliyetleri için ihtiyaç duyulan malzeme ve diğer lojistik maddelerin temininde kullanılabilmesini sağlamak için bir yol bulmak zorundadır.

Terörist Fonların Kaynakları

Uzmanlar genel olarak terörün finansmanının iki ana kaynaktan sağlandığını düşünmektedirler. İlk kaynak, gerekli fonları toplamak ve terör örgütlerinin kullanımına hazır hale getirmek için yeterli büyüklükte altyapıları bulunan devletlerin veya kurumların mali destekleridir. Devlet-destekli olarak isimlendirilen terörist faaliyetler bazı uzmanlara göre azalmakta ve gittikçe artan ölçüde diğer destek türleri ile yer değiştirmektedir. Yeterli mali desteğe sahip herhangi bir kişi de terör örgütlerine önemli mali katkı sağlayabilmektedir. Örneğin Usama Bin Ladin’in El-Kaide terör örgütünün kuruluşunda ve sonraki dönemde bu örgüte önemli miktarda kişisel servetinden katkı sağladığı bilinmektedir.

Terör örgütleri için ikinci önemli para kaynağı, gelir getirici faaliyetlerden doğrudan kaynaklanan gelirlerdir. Bir terör örgütünün geliri terör faaliyetlerinden veya diğer yasa dışı faaliyetlerden kaynaklanabilir. Belirli bir bölgedeki bir terör örgütü adam kaçırma ve tehditle para toplama yoluyla kendi kendini destekleyebilir. Bu senaryoda, rehinelerin kurtarılması için ödenen fidyeler, işyerlerinden istenen özel “devrim vergisi” (gerçekte paranın korunması için örtü olarak kullanılan bir terim) ile birlikte ihtiyaç duyulan mali kaynakları sağlamakta ve ayrıca hedef kitlenin gözünü korkutarak fayda sağlamaktır. Adam kaçırma ve tehditle para toplamanın yanı sıra terör örgütleri büyük ölçekli kaçakçılık, farklı tiplerde dolandırıcılık (örneğin kredi kartları veya yardım kuruluşları yoluyla), hırsızlık, gasp ve uyuşturucu kaçakçılığı ile de uğraşabilmektedir.

Diğer suç örgütlerinden farklı olarak terör örgütlerinin finansmanı yasal kaynaklardan veya yasal ve yasa dışı kaynakların birleşiminden oluşabilir. Gerçekten de yasal kaynakların mevcudiyeti terör örgütleri ile geleneksel suç örgütleri arasındaki en önemli farktır.

Halktan para toplama ve yardım kuruluşları için yardım talepleri terörü desteklemek için para toplamanın çok etkili bir yoludur. Çoğunlukla bu şekilde yardım kuruluşları için yardım toplama işlemi hayırsever kurum veya yardım kurumu statüsündeki kurumlar adına yapılmaktadır. Topluluğun bazı üyeleri, katkı sağlayan kişileri, paraları iyi bir iş için verdikleri yönünde inandırmaktadır. Birçok durumda, kendisine bağış yapılan hayır kurumu, gerçekten de hayır işi ile uğraştıklarını göstermek için (öyle görünmek için) bazı yardımlar yapmaktadır. Fakat kurumun çoğu üyesinin, toplanan fonların bir bölümünün terör amaçlarına yönlendirildiği konusunda bilgisi yoktur. Örneğin, bir terörist hareketin destekçileri bir başka ülkede mali kaynak elde etmek için görünüşte yasal faaliyetler gerçekleştirebilirler. Bu hareketin destekçileri bu fonları, diğer ülkedeki göçmen topluluğunun içindeki kurumlara sızarak ve bu kurumların kontrolünü ele geçirerek toplamaktadır. Belirli bazı para toplama yöntemleri; üyelik aidatlarının ve/veya kayıt ücretlerinin toplanması; yayın satışı, tanışma gezileri, kültürel ve sosyal etkinlikler; topluluk içinde kapı kapı dolaşarak para toplanması; topluluğun varlıklı üyelerinden elde edilen yardımlar ve kişisel kazançların bir bölümünün bağışlanması şeklinde olabilmektedir.

Terör Bağlantılı Fonların Aklanması

Teknik açıdan, teröristler ve bunların destekçileri tarafından yasa dışı yollardan gelir elde etmek için kullanılan yöntemlerin, geleneksel suç örgütleri tarafından kullanılan yöntemlerden çok az bir farkı bulunmaktadır. Yasal kaynaklardan elde edilen gelirlerin aklanmasına gerek olmadığı mantıklı gibi görünse de, yine de terör örgütü için, para kaynağı ile örgüt arasındaki bağlantıların gizlenmesi veya karmaşık hale getirilmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Terör bağlantılı mali faaliyetleri inceleyen FATF uzmanları, teröristlerin ve onları destekleyen organizasyonların genellikle diğer suç gruplarının para aklama yöntemlerinin aynısını kullandıkları sonucuna varmıştır. Farklı terör örgütleri ile ilgili olarak tespit edilen belirli bazı yöntemler: Nakit kaçakçılığı (taşıyıcı kişiler veya diğer nakliye türleri aracılığıyla), banka hesaplarına planlı olarak para yatırma veya para çekme, değişik tipte parasal enstrümanların satın alınması (seyahat çekleri, banka çekleri gibi), kredi kartı ve borçlanma (debt) kartlarının kullanılması ve elektronik transferler. Bazı şekillerde gerçekleştirilen yer altı bankacılığının (özellikle hawala sistemi) terör bağlantılı fonların hareket ettirilmesinde rolü olduğu yönünde işaretler de bulunmaktadır.

Yasal ve yasa dışı yollardan elde edilen gelirler arasındaki fark, karapara aklama ile mücadele tedbirlerinin terörün finansmanına uygulanması sırasında önemli bir yasal engel teşkil eder. Karapara aklama genel olarak, suç faaliyetinden elde edilen veya suçtan kaynaklanan fonların, suç ile elde edilen fonlar arasındaki bağlantıyı örtmek için, harekete tabi tutulması veya gizlenmesi süreci olarak tanımlanmaktadır. Diğer taraftan teröristin nihai amacı yardım toplama mekanizmasından gelir elde etmek değil, fakat faaliyetleri için kaynak elde etmektir. Bu nedenle birkaç ülkede böylece terörün finansmanı karapara aklamanın öncül suçları arasına ilave edilmemiştir ve bu durum ise terör faaliyetini hedef alan önleyici ve bastırıcı tedbirlerin uygulanması olanaksız hale gelmektedir.

Teröristler veya terör örgütleri mali desteklerini yasal kaynaklardan elde ettiklerinde (yardımlar, yayın satışı gibi) bu fonların tespit ve takip edilmesini oldukça zorlaştıran belirli faktörler bulunmaktadır. Örneğin, yardım kurumları veya kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve diğer yasal kuruluşların bazı terör örgütlerinin finansmanında önemli bir rol oynadıklarından söz edilmektedir. Bu finansmanın görünüşteki yasal kaynağı, herhangi bir transfer işlemi veya bir dizi transfer işleminin terör faaliyetleri ile bağlantısı olduğu yönünde birkaç göstergesi bulunduğu anlamına gelebilir.

Terörün finansmanının, bu suçun ortaya çıkarılmasını oldukça zorlaştıran diğer önemli unsurları, işlemlerin hacmi ve yapılış şeklidir. FATF uzmanları, bir terör saldırısını organize etmek için ihtiyaç duyulan finansmanın her zaman çok miktarda parayı gerektirmediğini ve finansmanı sağlamak için yapılan işlemlerin de genellikle çok karışık olmadığını belirtmiştir. Örneğin 11 Eylül olaylarında uçak kaçıran kişiler arasındaki mali bağlantılar üzerinde yapılan araştırma, işlemlerin birçoğunun küçük tutarlardan (ki bu tutarlar nakit işlem bildiriminin altındaki tutarlardır) ve birçok olayda işlemlerin sadece elektronik transferlerden oluştuğunu göstermiştir. Bu kişiler, görünüşte ailelerince veya öğrenimleri için gönderilen ödenekleri alan sözde yabancı öğrencilerdir ve bu nedenle işlemi gerçekleştiren mali kurum tarafından ilave bir araştırmaya ihtiyaç duyulan bir işlem olarak tanımlanamamıştır.

DAHA DİKKATLİ İNCELEMEYİ GEREKTİREBİLECEK MALİ İŞLEMLERİN ÖZELLİKLERİ

Mali kuruluşlar, gündelik işlerinin normal bir parçası olarak fonların terörün finansmanında kullanıldığı yönünde gösterge teşkil edebilecek birbirinden bağımsız işlemler konusunda dikkatli olmalıdır. Potansiyel olarak şüpheli veya olağandışı faaliyetlere ait aşağıdaki liste daha dikkatli incelenmesi gereken işlem tiplerini göstermek için verilmiştir. Liste ne teferruatlıdır, ne de ulusal otoritelerce düzenlenen şüpheli veya olağandışı işlemlerin bildirilmesine dair yükümlülüklerin yerini alabilir.

Bu liste, mali kurumlar tarafından mevcut diğer bilgiler (içerisinde terörist, terörist grubu ve bağlantılı kişi veya şirket olduğundan şüphelenilenlerin bulunduğu Birleşmiş Milletler veya yetkili ulusal makamlar tarafından yayınlanan listeler- Bilgi Kaynakları), işlemin kendi doğası ve işleme taraf olan partiler göz önünde bulundurularak ele alınmalıdır; ve tabii ki karaparanın aklanmasını önlemekle görevli ulusal makamlar tarafından sağlanabilecek rehberlik de dikkate alınmalıdır. Bu listede tanımlanan faktörlerden birinin veya daha çoğunun ortaya çıkması işlemin artan dikkatle incelenmesine neden olabilir. Fakat, bu faktörlerden birinin var olması kendiliğinden o işlemin şüpheli veya olağandışı olması anlamına da gelmez.. Mali kurumlarca yapılan inceleme ve bildirimlerin artırılması sonucu elde edilen terörün finansmanına örnek olaylar için ana belgede gösterilen çeşitli örneklere de lütfen bakınız.

Mali kuruluşlar aşağıdakilere özel dikkat göstermelidir:

A. HESAPLAR

1. Normalde hareketsizken dönemsel olarak para yatırılan hesaplar. Bu hesaplar daha sonra yürütülebilecek hileli fiillere görünüşte yasal bir gerekçe oluşturmakta kullanılmaktadır.

2. Başlangıçta minimum bir bakiye bulunup, aniden tek veya seri olarak para yatırılmasını takiben bakiyedeki söz konusu artış sıfırlanana kadar devam eden para çekilişinin ortaya çıktığı hesaplar.

3. Hesap açılırken; müşterinin, mali kuruluş tarafından istenen bilgileri vermeyi reddetmesi, bu bilgiyi en aza indirgemeye yeltenmesi veya doğrulanması mümkün olmayan ya da yanıltıcı bilgi vermesi.

4. Aralarında görünür hiçbir ilişki (aile bağı veya iş ilişkisi) olmamasına karşın, birçok kişinin imza yetkisine (signature authority) sahip olduğu hesaplar.

5. Aynı adrese sahip farklı yasal şirket veya organizasyonlardan biri tarafından açılıp, görünür hiçbir ekonomik veya yasal sebep olmaksızın imza yetkisinin aynı kişi veya kişilerde bulunduğu hesaplar. (örneğin, idari adresleri aynı olan birden çok şirkette şirket yöneticiliği görevini yürüten şahısların imza yetkisine sahip olduğu hesaplar,v.s)

6. Yeni kurulmuş bir şirket adına açılmış olup, yatırılan mevduatın, kurucuların gelirleriyle karşılaştırıldığında beklenenden yüksek olduğu hesaplar.

7. Aynı kişi tarafından açılan çok sayıda hesabın bulunması ve bu hesaplardaki küçük küçük mevduatların toplamda o kişinin beklenen geliriyle uyumsuz olması.

8. Talepleri veya amaçları terörist bir organizasyonunkilerle bağlantılı olan yasal bir kuruluş namına açılmış olan hesaplar.

9. Terörist bir organizasyonla bağlantılı olması muhtemel yasal bir kuruluş, vakıf veya dernek namına açılmış olup beklenen gelir düzeyinin üzerinde fon hareketlerinin cereyan ettiği hesaplar.

B. PARA YATIRILMASI VE ÇEKİLMESİ

1. Ticari bir şirket hesabına yaptığı işlerle uyumlu olmayan parasal enstrümanların kombinasyonu olarak yatan mevduatlar.(örneğin, ticari, maaş ve sosyal güvenlik çeklerinden oluşan bir kombinasyon)

2. Hesapta cereyan eden normal nakit işlemleriyle uyumsuz biçimde söz konusu ticari bir hesaptan büyük tutarlarda nakit çekilmesi.

3. Normal şartlarda işlerini çek ve diğer ödeme araçlarıyla yürütmesi gereken kişi veya şirketlerin hesaplarına yüksek tutarlı nakit yatması.

4. Hesabın normal kullanımıyla uyumsuz bir şekilde söz konusu hesaba nakit ve parasal enstrümanların bir karışımının yatırılması.

5. Aynı günde, bir mali kuruluşun aynı şubesine, farklı memurları kullanmaya yönelik görünür bir teşebbüsle yürütülen işlemler.

6. Aynı finansal kuruluşun farklı şubelerinde veya bir grubun bireylerinin tek şubede aynı anda girmesi suretiyle mevduatlar yapılandırması.

7. Tespit veya bildirim limitlerinin hemen altındaki tutarlarda nakit yatırılması veya çekilmesi.

8. Tutarı hesaplanmamış fonların bir işlem için sunulması. Hesaplama yapıldıktan sonra işlemdeki tutar, kimlik tespiti veya bildirim yükümlülüğünün hemen altına düşürülür.

9. Kimlik tespiti veya bildirim limitinin hemen altında tutarlara sahip çok sayıdaki parasal enstrümanın tevdi edilmesi (yatırılması) veya çekilmesi; özellikle de bu parasal enstrümanlar seri olarak numaralandırılmış ise.

C. ELEKTRONİK TRANSFERLER

1. Kimlik tespiti veya bildirim yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla küçük tutarlı transferler için verilen talimatlar.

2. Keşideci ve lehdara ait bilgilerin gerekli olduğu halde belirtilmeden bir kişiye veya kişi için transfer talimatı verilmesi.

3. Birden fazla bireysel ve işletme hesabının ya da kar gayesi gütmeyen örgütler veya hayır kurumlarının sahip oldukları hesapların, fonların toplanması ve hemen ardından veya kısa bir süre sonra bu fonların az sayıda yabancı lehdarlara hortumlanması (transferi)

4. Üçüncü bir şahıs tarafından, müşteri adına, işlemin yapıldığı ülkelerle ya da müşteri ile görünüşte herhangi bir iş bağlantısı olmadan fon transferlerinin yapılması ile sonuçlanan döviz işlemleri.

D. MÜŞTERİ ya da MÜŞTERİ FAALİYETLERİNİN ÖZELLİKLERİ

1. Aynı aileye (kökene) mensup bireylerin sahip oldukları şirketler ya da benzer iş kolları yararına hareket eden, özel dikkat gerektiren ülkelere mensup olan birden çok şahıs tarafından yönetilen fonlar.

2. Nakit transferi yapan bireylerin, özellikle, bir iş yerine ait olan ya da belirtilen mesleğe (örneğin öğrenci, işsiz, serbest meslek) uygun düşmeyen ortak adresleri paylaşmaları.

3. Transfer işlemini yapanın belirttiği mesleğinin, yapılan faaliyetin düzeyi ya da türüne uygun olmaması (örneğin öğrenci ya da işsiz bir kişinin büyük tutarlarda talimatla transfer yapması; geniş bir coğrafi alan üzerinde çok fazla yerden günlük maksimum nakit çekiminde bulunması)

4. Kar amacı gütmeyen ya da hayır işiyle uğraşan örgütlerin, mantıklı bir ekonomik amacı olmadan ya da örgütün belirttiği faaliyet türüyle diğer şahıslar arasında bir bağlantı bulunmaksızın yaptıkları mali işlemler.

5. Güvenli bir mevduat hesabının, müşterinin yaptığı iş bilinmeden ya da yaptığı faaliyet böyle bir hesabın kullanılmasını haklı göstermeksizin, bir ticari tüzel kişilik adına açılması.

6. Müşterinin kimlik bilgilerinin elde edilmesi ya da doğrulanması sürecinde açıklanamayan tutarsızlıkların ortaya çıkması.(örneğin daha önce ya da halen yaşanılan ülke, pasaportun ait olduğu ülke, pasaporta göre ziyaret edilen ülkeler ile ad, adres ve doğum tarihini teyit etmeye yarayan dokümanlar)

E. ŞÜPHELİ BÖLGELERLE BAĞLANTILI İŞLEMLER

1. Ulusal otoritelerce belirtilen ya da FATF ile işbirliği yapmayan ülke ve bölgeler gibi özel yerlere, çok kısa bir süre içerisinde transfer edilen döviz işlemleri.

2. Yatırıldıktan sonra çok kısa bir süre içinde fon transferleriyle, özellikle, ulusal otoritelerce belirtilen ya da FATF ile işbirliği yapmayan ülke ve bölgeler gibi özel yerlere ya da bu yerlerden geçirilerek başka bölgelere gönderilen paralar

3. Büyük tutarlarda girdi-çıktı işlemlerinin yapıldığı ya da özellikle şüpheli bölgelere (locations of spesific concern) ya da bu yerlerden geçirilerek veya bu yerlerden mantıklı bir iş ya da ekonomik amacı olmadan açılan iş hesapları.

4. Gerek gerçek kişi gerekse işyeri olsun özellikle şüpheli bölgelerde bulunan az sayıda yabancı lehdara transfer etmek üzere para toplamak amacıyla birden fazla hesabın kullanılması.

5. Müşterinin, şüpheli bölgelerle bağlantılı olmasında mantıklı sebepler olmaksızın, bu yerlere ya da bu yerlerden ticari mali işlemler yapması ya da kredi araçları elde etmesi.

6. Şüpheli bölgelerde bulunan mali kurumlarda hesap açılması.

7. Şüpheli bölgelere ve/veya bu bölgelerden uluslararası işlemlerle fonların gönderilmesi ya da alınması.



Doğan Erbaş

0 yorum: