"Zina" kavramı öylesine sığlaştırıldı ki!
İnsanın beş duyusu iradesine bağlı olarak kötüye de götürür, iyiye de götürür.
Görgüsüz yetişen insan yığınlarının bulunduğu Türkiye'de sosyal korkular ve izolasyon zinayı abartılı bir şekilde tartışma konusu yapmaktadır.
Göz zinasından kurtulmadığını ileri süren biri, eliyle yaptıklarının kendisini nereye götürdüğünden şikayet etmiyor.
Erkek-kadın ilişkilerinin sağlam olmaması ve kadına mal gözüyle bakılması zinayı korkunç ve çekici hale getiriyor.
Fakir ya da zengin olsun biri, nazarının nerede odaklanması gerektiğini bilmiyorsa göz zinasını kendisine sorun haline getirebilir.
Göz zinasından önce şu soruyu sor: "Asil mi yaşayacağım yoksa asalak gibi bedavadan nimetlere mi konacağım?"
Aşağılık olduğundan emin kişi sokaklarda gezinir ve çevresinde yürüyenleri ve koşanları seyreder ve gönül rahatlığıyla güzel kızlara ve kadınlara bakarak "oh" çeker ve içinden "keşke bunlardan faydalanmanın yolunu bilebilsem, keşke bunları bir güzel becerebilsem" der. Bunları derken de vicdanı hiçbir şekilde kendisine karşı koyamaz.
Zinayı diline dolayanlar ve günah olduğunu bile bile gözüyle, sözüyle önünden geçen bayanlara tacizden zevk duyanlar cehennem yolunu kendilerine rehber seçtiklerinin asla farkında değillerdir ve buna rağmen utanmadan Allah'ın huzurunda ibadete teşebbüs ederler. Ne pişmanlık var ne de saygı.
"Cahillerden aslandan kaçtığınız gibi kaçın" sözünü söyleyen alimlere hak verelim. Bu yüzden Türkiye'den başka bir memlekete göç bile edilebilir.
Zinanın her türlüsünden kurtulmanın en önemli adımı kişinin kendisini aşmasında.
Yolda yürürken onaylamasan dahi önünden geçen açık seçik kadınlara bakmayarak asil bir delikanlı olduğunu göster ki onlar da toplumun dikkatini çekemeyeceklerinin bilincine varsınlar ve dengeli giyim kuşama dönsünler. Sen ve senin gibi ağzı sulanan kişilerin sayısı çoğaldıkça sokaktaki ve televizyonlardaki çıplak kadın figürleri de artacak. Çıplak kadın şeytanın ta kendisidir ve kendisine yönelenleri ağzı açık bırakır. Önce gel vereyim der, sen bir adım atarsın o ise bir bakmışsın bir mil uzağa gitmiş.
Şeytana taş atmanın yolu çıplaklar ordusu bile geçse önünden ona göz ucuyla dahi bakmamaktır. Asil adam gibi önlerinde dur ve onlara ilgi gösterme ki yücelesin. Çıplak olan seni kullanır da kullanır, ağına düşersen.
Sokakta köpek gibi gezen ve çıplakların oltasına takılıp giden hayvanlardan olmamak için, çalış ve bir koşuşturma ve telaşe içerisinde mücadeleni ver.
Göz zinasından kurtulamıyorsan bile en azından elinle etrafa zarar veren sivrisinekler gibi asalak olma. Salak da olma, aptal da olma. Kadınlara karşı tutumunla da aileni temsilen hem kendini hem de sülaleni az bir zevk uğruna yerin dibine geçirme.
Zinaya çok meyledenlerin genel özellikleri aşağıdaki gibidir:
-Hayvan gibi yaşarlar.
-İşsizdirler.
-Kendilerine güvenleri yoktur.
-Müslüman olduklarını her fırsatta söylerler, en bağnaz olandan dahi bağnazdırlar ama özde Allah'a ve ahiret gününe asla iman etmezler.
-Zina yaparak sosyeteyi ayaklar altına aldıklarını sanarak kendilerini avuturlar.
-Kız arkadaşları yoktur. Ne kadar çekici olurlarsa olsunlar kızlar kendilerine yanaşmaz. Çünkü onlar bilmez bir kıza delikanlı gibi davranmayı.
Sen aklını başına al ve hayatını beş para etmez konularla boşa harcama. Bir işin olmalı, bir mesleğin olmalı ve namusunu korumalısın.
Sen müslüman bir askersin, zinayı gündeminden çıkar ve kendini aş.
Latif Türkdoğan
16 Ocak 2008 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder