07 Ocak 2008 Pazartesi

Masonları Deşifre Ediyoruz ! - 1






Vefat etmiş üst dereceli bir Mason’un “HÜR VE KABUL EDİLMİŞ MASONLAR BÜYÜK LOCASI / ANKARA ………… Locasında” ,

“MASONİK EĞİTİM” Mart/1985 Ayı çalışması olarak , anlatılanlar.




Üstadı Muhterem ve Değerli Kardeşlerim,

Üstadı Muhterem’imizin emri ile bugünden başlayarak, Çalışma Programımızın ve zamanın elverdiği ölçüde eğitim programımız çerçevesinde, özellikle ÇIRAK Kardeşlerimize Masonluğun Tarihi,Prensipleri ve Sembolleri ve Masonik davranışlar hakkında kısa kısa bilgiler aktarmalar çalışacağım.

Bu çalışmalarımızın planını dört Bölümde toplayacağız.

1- Masonluk Tarihi,

2- Tekris ( Aydınlanma yada Kabul-Eriştirme ) Töreni,

3- Masonik Semboller ve Mabedimizin Tanımı,

4- Masonik Davranışlar.


Sevgili Çırak Kardeşlerim, iyi bir Mason olabilmenin, iyi bir eğitimle sağlanacak bilgilerin kişisel olarak iyi değerlendirilmesi ile mümkün olabileceğini peşinen belirterek, yukarıdaki plana uygun olarak kısa açıklamalarıma başlamak isterim.

1- Masonluk Tarihi :

Kardeşlerim, mensubu bulunduğunuz Derneğin geçmişteki gelişmesini iyice bilmeden Masonluğun bugünkü durumu ve Esasları hakkında bilgi sahibi olmanız mümkün değildir. Bu nedenle, bugün sizlere çok kısa olarak Masonluğun Tarihi ve Gelişmesi hakkında bilgiler vermeğe çalışacağım. Hemen şunu belirtmek isterim ki, burada vereceğim bilgiler, biraz önce de belirttiğim gibi çok kısa olup, sadece tabiri caizse satır başlarından ibaret olacaktır.

Peşinen bilinmelidir ki ; Masonluk, hiçbir zamanın , devrin malı olmayıp, tüm zamanların malı olan evrensel bir kuruluştur.

Kardeşlerim, Masonluğun kesin tarihi bilinmemekle beraber, 4000 – 5000 yıllık bir geçmişi olduğu sanılmaktadır. Elbetteki, bugünkü gibi düzenli ve yazılı esaslara bağlı olan bir Masonluğu geçmişte bulmak mümkün değildir. Masonluk zamanla ilerleyerek bugünkü haline gelmiştir. Başlangıçta Masonluk, fikriyattan çok fiili çalışmalar gösteren bir teşekkül halinde idi. İşte bunun içindir ki, Masonluğu iki büyük döneme ayırmak adet olmuştur.

a- Operatif Masonluk ( Ameli Masonluk )

b- Spekülatif Masonluk ( Fikri Masonluk )


Bu zamanları çok kısa olarak açıklamağa çalışalım .

a- Operatif Masonluk :

Tarihimizi incelemeden önce terminoloji bakımından Mason kelimesinin nereden geldiğini bilmekte kuşkusuz yarar vardır. Latince kökten olup, Fransızca’dan

Gelen Mason ( Maçon ) – Duvarcı Ustası demektir.

Tarihteki bu duvarcılar. Bir yapı işi alınca hemen şantiyelerini kurarlar ve orada bir ustanın idaresinde tamamen hür olarak localarını tamamlayıp, işin Plan ve Projelerini hiçbir dış etki olmaksızın tartışarak yaparlardı. Bu çalışmalardan dolayı kendilerine Fran-Mason ( Franc Maçon ) yani HÜR MASON diyorlardı.Bu günde aynı deyim kullanılmaktadır. Ancak ülkemizde bu deyim zaman içinde bozularak FARMASON şeklini de almıştır.

Anlaşılacağı üzere Operatif Masonlar bedeni çalışmalarla yapıları bizzat yapan ve yaratan meslek mensuplarıdırlar.

Değerli Kardeşlerim ; Tanrı ( Evrenin Ulu Mimarı / Yahudi dini denebilir), insanın kalbine dostluk ve arkadaşlık kurma isteği tohumlarını ekmiş ve bu arkadaşlık arzusu Masonluğun başlamasında büyük bir etken olmuştur. İnsan oğlunun tabiatın sert etkilerinden korunmak için barınaklar yapmak mecburiyetini hissetmesi inşa sanatını ve mimariyi doğurmuş ve bu da Masonluğun gelişme materyali ve planı olmuştur.

Bugüne kadar yayınlanmış eserlerin hiç birisinde Operatif Masonluğun nerede doğduğu ve başlangıcını kesin olarak saptamak mümkün olmamıştır. Bu hususta çeşitli efsaneler mevcuttur. Bu efsanelerin bazılarında Masonluğun doğuşunun Hz. Adem’e bazılarında da Nuh’a dayandırıldığı görülmekte ise de, en yaygın olanı Süleyman Mabedinin inşası ile doğduğudur.

Tarihi ne olursa olsun bilinen gerçek şudur ki; Orta Çağda Operatif işçi gurupları Avrupa ve İngiltere’ de dolaşarak bugün dahi insanlık aleminin hayranlıkla izlediği büyük katedraller ve diğer büyük yapıları inşa etmişlerdir. Bu Operatif işçiler arasında Duvar işçileri cemiyetleşmenin kaba hatlarını kurmuşlar ve bu mütevazı başlangıç uzun gelişmelerden sonra bugünkü Hür Masonluğa ulaşmıştır.

Hür Duvarcıların oluşturduğu bu cemiyetlerde üstatlar ve Nazırlarıyla Localar şeklinde örgütlenmişlerdi. Üyeleri derecelere ayrılmıştı. Eriştirme Törenleri yaparlar, İşaretler, Semboller ve geçiş kelimeleri kullanırlardı. Sır saklamayı katı kurallarla sürdüren bu cemiyetlere sadece erkekler üye olarak alınırlardı. Çıraklık sistemi bu cemiyetlerde vardı ve sistem Operatif locaların ömrü boyunca devam etti.

XIV ncü Yüzyıl ile XVIII nci Yüzyıl başı (1717) arasındaki devrede Usta ve Çıraklar arasında az da olsa meslekten olmayan bazı ilim ve siyaset adamları karışmıştır..Meslekten olmayan ve kendilerine Kabul Edilmiş Masonlar denilen bu masonlar, asıl Masonların bütün haklarına sahip değillerdi. Zaman içinde Operatif Masonluk, İş azlığı, inşaat metotlarının değişikliği ve bu Kabul Edilmiş Masonların uyumsuzluğu sonucunda silinmişlerdir. Ve yerlerini Spekülatif Masonluğa bırakmışlardır.

b- Spekülatif Masonluk :

Londra’da çalışmakta olan 4 ayrı Locanın 24-6-1717 yılında bir araya gelmeleri sonucunda İngiltere büyük locası oluşmuş ve böylece bugünkü Spekülatif Masonluk resmen başlamıştır. 1717 yılına kadar cılız olarak hayatiyetlerini devam ettirebilen ve ancak meyhane ve tavernalarda toplanan ve bugünkü Spekülatif ( Fikri ) Masonluğun temelini teşkil eden bu 4 Loca şunlardı :

- Loieet Le Gril ( Kaz ve Izgara )

- La Couronne ( Taç )

- La Pommier ( Elma ağacı )

- La Goblet et La Prappe ( Kupa ve Salkım )

Bu 4 Locadan oluşan İngiltere Büyük Locası 1723 yılında bugün hala Masonluğun Anayasası olan, Andersen Nizamnamesini kabul etmiştir. Böylece yazılı Masonluğa geçilmiştir.

Türkiye’de Masonluk 1723 yılında başlamış ve 25.6.1909 tarihine kadar değişik illerde kurulan İngiliz,Fransız,İtalyan ve diğer ülkelerin patentleri ile çalışmalarına devam etmiştir.1909 yılında Türkiye Büyük Locası kurulmuştur. Büyük Locaya bağlı Mahfiller Türk Mason tarihinde yer almaya başlamışlardır .

1935 yılına kadar sürekli faaliyette bulunmuş olan Localar 1935 – 1948 yılları arasında faaliyetlerini geçici olarak durdurarak uykuya geçmiş ve 1948 den itibaren tekrar çalışmaya başlayarak bugüne kadar devam ede gelmiştir.

Bu gün ülkemizde İstanbul , Ankara ,İzmir,Manisa, Bursa illerinde olmak üzere toplam 72 Loca çalışmaktadır. Yeni bir loca Adana ilinde yakın bir tarihte camiamıza katılacaktır. Ankara’da halen 22 Loca çalışmalarını aralıksız olarak sürdürmektedir. Halen İstanbul’da bulunan Türkiye Büyük Locası, Pek Sayın Büyük Üstad Şekür OKTEN Başkanlığında ve diğer Büyük Kurul Üyeleri ile diğer yan kuruluşlardan oluşmaktadır.

Kardeşlerin çalışmalarımızda Evrenin Ulu Mimarı’nın yardımcı olmasını dilerim.









MASON ÇALIŞMASI – NİSAN / 1985

Üstadı Muhterem ve Değerli Kardeşlerim ,

Eğitim programının bugünkü ikinci bölümünde TEKRİS ( Aydınlanma – Eriştirme ) Töreni ve bu törene takaddüm eden bir devreden bahsedeceğim. Kanımca bu husus Masonluğun en önemli ve unutulmayacak bir dönemidir. Çünkü , insan bu törenle tekamüle,bilgelik ve erdemliğe kavuşmasının ilk basamağına adım atar. Terkisin anlamı ezoterik bir öğreti sistemi olan Masonlukta, bir Masonun çeşitli aşamalardan geçerek olgunlaşmaya erişebilme çabasıdır.

Çırak kardeşlerim, şimdi lütfen Tekris gününüzü hatırlayınız. Aramıza katılabilmeniz için, sizlerden önceki bütün Masonların tabi tutuldukları Tekris Töreni için bu binaya geldikten bir süre sonra sizleri Tören için hazırlamakla görevli bir Kardeşimiz, Düşünce odasına götürdü. Sizleri hazırlamakla görevli olan bu Kardeşimize Mahuf denilmektedir ki , korkunç görünüşlü fakat iyi niyetli kişi anlamındadır. Nitekim, size Tekris hakkındaki ilk ve basit bilgileri veren görevlidir.

Kardeşlerim, tarihin derinliklerinde kaybolan Masonluğun esaslarından elimizde kalabilen belgeler , Masonluk esaslarının, dini kaynakların tesirinde kalarak, gelişip bugünkü duruma ulaştığını göstermektedir.

Tekris, aşağı sayılan bir halden, durumdan , varlığın yüksek bir hale geçişi şeklinde de tanımlanır. Tekris sırasında sembolik olarak bir alemden diğerine geçiş manevi bakımdan mevcuttur. Yeni bir insan doğar . Masonluk yeni bir hayata girmek demektir. Artık bu andan sonra Mason kendisini yaratacaktır. Kendi kendine öğrenecek ve yeni hayatın temellerini kendisi atacaktır.

Mahuf kardeşin sizleri ilk olarak aldığı karanlık odanın ismi “Düşünce Odasıdır” Eski deyimi ile “Tefekkür Hücresidir”. Bu odanın duvarları siyah boyalıdır. Üzerlerinde ( Seni buraya merak getirdi ise, çekil git ) ( Korktuysan daha ileri gitme ) gibi yazılar mevcuttur. Küçük bir masa, masa üzerinde bir insan kafatası, bir parça ekmek, bir bardak su, bir kap içerisinde tuz, kum saati ( Bazı obedianslarda Tırpan,Horoz ) mevcut olup, oda çok hafif bir ışık ile aydınlatılmıştır. Bir üçgen biçimindeki kağıtlarda yazılı olan cevaplara, harici burada cevap verir ki, buna “VASİYETNAME” denmektedir.

Bu düşünce odasındaki ekmek, hayatın devamı için gerekli olan gıdaların simgesidir ve bir Masonun hayatı boyunca yeterli olanla yetinmeyi bilmesi gereğini anlatır. Ekmek, Su ile bir arada bulunuyorsa varlığın temel unsuru olan maddeyi simgeler.

Bazı düşünce odalarında Kükürt ve Cıva da bulunur. Tuz ile birlikte Kükürt ve Cıva bir üçleme oluşturur. Tuz; Varlığın dengede oluşunu, Kükürt; Ruhu ve Cıva ; Maddeyi, Cismi ifade eder ki , üçü birlikte ruhun,ilim ve akılla birleşmesidir. Bütün bunlar hariciye, istekten, şevkten yoksun olmamasını, fakat itidal ile nefsine hakim olmayı bilmesini gerektiğini hatırlatır . Kafatası; Mason adayının Mason olmadan önceki kişliliğinin ölümünü ve yeni bir doğuşa hazırlamak için eski insanı geride bırakması gerektiğini öğretmek maksadı ile konulmuştur. Yoksa insanı korkutmak için değildir.

Kum saati; Zamanın akıp gittiğini, hayatın faniliğini, akıp giden zamanın geri gelemeyeceğini, iyi değerlendirilmesi gerektiğini, zamanın durduğunda hayatında sona ereceğini, bu itibarla yapacağınız işler için zaman kaybetmemeniz gerektiğini hatırlatır. Harici bu karanlık odadan çıktıktan sonra yeni bir hayata başlayacak ve geçireceği sınavlar için yetenek kazanarak Nur’u Ziyaya kavuşacaktır.

Düşünce odasından çıktığınızda bütün manevi eşyalarınız,Para ve Mücevherleriniz Mahuf Kardeşimiz tarafından sizden alındı. Bunların sembolik anlamları ise;Haricinin Tekris edilmeğe istidatlı olduğunu ispat edebilmesi için eski hüviyetinden ayrılması, mazisini tamamıyla silmesi ve kendisini yeni bir hayata adaması gereklidir. Bu manevi değişikliğin tam ve mükemmel olabilmesi , haricinin, şahsiyetini ifade edebilecek ve belirtecek her şeyi terk etmesi ile mümkündür. Bu nedenle kıymetli eşyasını terk etmesi, mazisinden tamamıyla sıyrılması, mevki, rütbe ve zenginliğinin işareti olanları bırakması, böylece haricinin Mabede tamamıyla saf ve temiz olarak girmesini ifade eden bir semboldür.

Düşünce odasından çıkmadan önce gözleriniz bir bağ ile kapatıldı. Sevgili Kardeşlerim, bizler haricinin bizim dışımızdaki dünyada karanlıkta kaldığı inancını taşımaktayız. Tekris kişiyi karanlıktan alıp aydınlığa götürür. Esasen Aydınlanma Töreni denilişinin nedeni de budur. Bu Tekris, iman ve inanç bahşeder. Bundan dolayıdır ki , bu iman ve inancı hissetmemiş olanlar, Tekris edilmiş olsalar dahi , hiçbir zaman gerçek bir Mason olamazlar ve daima karanlıkta kalmağa mahkumdurlar. Çok basit gibi görünen gözlerin bağlanması sembolizması , Masonluğun en derin manası olan sembollerden biridir.

Masonların oğulları, Masonluğa kısmen nüfuz etmiş sayıldıklarından ve doğrudan doğruya harici alemden gelmiş nazarıyla bakılmadıklarından, Tekris edilecekleri zaman yüzleri sadece siyah bir tül ile örtülü olarak alınması uygun olur.

Doğacağınız yeni dünyada dış yaşantınızın size verdiği üstünlüklerden arınarak aramıza girmenizi sağlamak için ceketiniz çıkartıldı ve kollarınız sıvandı.

Masonluğa sadece erkekler alındığı için cinsiyetinizin belirlenmesi yanında doğru sözlülüğün işareti olarak hislerinizden kendinizi korumanız gerektiğini göstermek için gömleğinizin sol göğüs kısmı dolayı sile kalp bölgesi açılmıştır.

Tekristen sonra sahip olmanız gereken alçak gönüllülüğü göstermek için sağ dizinin açılması için pantolon paçanız yukarı kıvrıldı. Saygı işareti olarak sağ ayakkabınız çıkartıldı ve verdiğiniz sözden dönmemeniz gerektiğini göstermek için de boynunuza ip bağlandı.

İşte Kardeşlerim, Mason oluncaya kadar geçirdiğiniz evrelerdeki sembolik işaret ve davranışların anlamları bunlardır.

Evrenin Ulu Mimarı’ nın çalışmalarımızda yardımcı olmasını dilerim.




Humbaracı Ahmed

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Masonların kendi yayınladıkları belgeleri alıp buraya koymaklamı deşifre ediyorsunuz? Deşifre edeekseniz önce ergenekoncuları nasıl kullandıklarını deşifre edin. Gladyodaki gibi ergenekonun neresinde masonların olduğunu araştırın

Risale-i NUR dedi ki...

SİZ MASONLAR SADECE ÜLKELERİ DİNSİZLİĞE KOMÜNİSTLİĞE ANARŞİSTLİĞE SÜRÜKLEMEYE ÇALIŞAN BUNDAN DA MADDİ MANEVİ YARAR SAĞLAMAYA ÇALIŞAN ZAVALLILARSINIZ

SİZİN MASON ÖĞRETMENLERİNİZİN YETİŞTİRDİĞİ ÇOCUKLARIN 60-70 Lİ YILLARDA ÜLKEYİ NE HALE SOKTUKLARINI ÇOK GÜZEL GÖRDÜK. ŞİMDİ O YÜZDEN NURCULUK TU İSLAMDI HİÇ DİL UZATMAYIN. BEN FEYTHULLAHÇI DĞEİLİM OKUYUCULARDANIM.

O YÜZDEN SAKIN AMA SAKIN KİMSEYE DİL UZATMAYIN. PKK DAN BİLE TEHLİKELİSİNİZ SİZ VE EN BÜYÜK TERÖR SİZ MASONLARIN FİKİRLERİ VE YAPTIKLARINIZDIR

KÜFRÜNÜZ FİTNENİZ YOK OLACAK. KÜFRÜNÜZÜDE EN İYİ CEHENNEM ATEŞİ TEMİZLER.