16 Ocak 2008 Çarşamba

Masonları Deşifre Ediyoruz - 8

MABET’TEKİ ÇALIŞMALARA HAZIRLIK


1. Mabet’teki çalışmalara; Derece’sine göre Koruyucu ile 2. Tören Üstadı hazırlar. Görevli’lerin regalyaları ile 2. Tören Üstadı, Düşünce Odası ile Muhakkik ilgilenir. 1.Tören Üstadı bütün hazırlıkları denetler


2. Sekreter, “ Üye Devam Çizelgesi” ve “ Ziyaretçi İmza Çizelgesi” ni, Mabet’in kapısında imzaya uygun bir yerde hazır bulundurur.


3. 1.Tören Üstadı çizelgelerin bulunduğu yerde bekleyerek Kardeş’lerin imzalamalarını sağlar. Varsa ziyaretçi Kardeş’leri Muhakkik veya 1.Nazır ile tanıştırır. Çizelgeleri imza edememiş olanlar varsa toplantıdan sonra imzalarını tamamlar.


4. Kardeş’lerin kıyafetleriyle ( koyu renk elbise, kravat, beyaz eldiven, Loca bijusu, Derece’sine göre Önlük ) Muhakkik ilgilenir.


5. 1. Tören Üstadı , Görevlileri Mabet kapısı dışında hazırladıktan sonra;

- 2. Tören Üstadı Mabet’e girerek bütün ışıkları söndürür. Üstadı Muhterem’in kürsüsündeki “ Nur Kaynağı” nın yanmakta olduğunu kontrol eder. Doğu’daki sembolleri ( Güneş , Ay , Delta ) yakar. 1. Tören Üstadı’nın sağında bulunan yerini aldıktan sonra ; “ Kardeşlerim …. ( Çırak / Kalfa / Üstad ) derecesindeki toplantımızı açmak üzere Görevli kardeşlerimiz geliyorlar. Kendilerini ayakta karşılayalım” uyarısında bulunur.

- Koruyucu, kabzası boyun hizasında ucu yukarı bakacak şekilde sağ elinde tuttuğu kılıçla Mabet’e girer ve yüzü Kuzey’e dönük olarak kapının sağındaki yerini alır.

- Sancaktar, Yemin Kürsüsü’nün Güney’inden geçerek Loca Sancağını yerine asar ve Güney Doğudaki yerini alır.

- Hasenat Emini Yemin Kürsüsü’nün Kuzeyinden sola

- Hazine Emini Yemin Kürsüsü’nün Güneyinden sağa

- Hatip Yemin Kürsüsü’nün Kuzeyinden sola

- Sekreter Yemin Kürsüsü’nün Güneyinden sağa

- Muhakkik Yemin Kürsüsü’nün Kuzeyinden sola

- 2. Nazır Yemin Kürsüsü’nün Güneyinden sağa

- 1. Nazır Yemin Kürsüsü’nün Kuzeyinden sola, geçerek Ortadaki Sütunların iki tarafında karşı karşıya Tesviye’de dururlar.

- Bir Önceki Üstadı Muhterem, Yemin Kürsüsünün Güneyinden yürüyerek Doğudaki yerini alır

- 1. Tören Üstadı ve arkasında ; Üstadı Muhterem ( elinde Berat ile ) Mabet’e girerler. Tesviyedeki görevlilerin arasından ve Yemin Kürsüsünün Kuzeyinden dolaşarak; 1. Tören Üstadı, Doğunun basamakları önünde yüzü Kuzeye dönük olarak durur ve Üstadı Muhterem yerini aldıktan sonra sola dönerek Ortadaki sütunların Güneyinden 2. Nazır ile Sekreterin arasında Tesviyedeki yerine geçer.

- Gözcü Mabet’in kapısını kapayarak dışarıda bekler.

Toplantı açılmadan önce girişte ve kapandıktan sonra çıkışta görevlilerin ve kardeşlerin mabetteki yürüyüşleri herhangi bir kurala bağlı değildir.

6. Görevlilerin mabetteki oturma yerleri şöyledir;

- Üstadı Muhterem : Doğunun ortasındaki kürsüde
- Bir Önceki Üstadı Muhterem : Doğuda ve Üstadı Muhteremin hemen solunda
- Sekreter : Güney ile doğunun birleştiği yerde
- Hatip : kuzey ile doğunun birleştiği yer
- Hazine Emini : sekreterin yanında veya önünde
- Hasenat Emini : hatip’in yanında veya önünde
- 1. Nazır : B sütununun önünde
- 2. Nazır : güneyde
- Muhakkik : 1. Nazırın önünde
- 1. Tören Üstadı : J sütununun sağında
- 2. Tören Üstadı : 1. tören üstadının sağında
- Koruyucu : mabet kapısının sağında
- Sancaktar : güneyin doğuya yakın sıra başında
- Kutsal Kitap Emini : kuzeyin doğuya yakın sıra başında


7. Büyük müfettiş bir önceki üstadı muhteremin hemen solunda oturur. Gelmediği zaman yeri boş kalır. Locaya tanıtılmaz.


8. Büyük üstat, bir önceki ve önceki büyük üstatlar, büyük üstat ……’ı , büyük üstat yardımcıları, büyük görevliler ve önceki büyük görevliler ; Masonik protokola uygun olarak doğuda üstadı muhteremin sağında otururlar ve locaya tanıtılmazlar. Bunların dışında hiç kimse üstadı muhteremin sağında oturamaz. Gerektiğinde üstadı muhteremlik yapmış olan kardeşler davet edilebilir.


9. Doğuda üstadı muhteremin hemen sağında bulunan koltuk büyük üstat için ayrılmıştır. Başkası oturamaz.


10. Tekris töreni için gelmiş olan hariciler kendilerine ayrılan bekleme odasında alınırlar. Muhakkik, hazine emini, sekreter, ve 1. tören üstadından başkası haricilerin yanına giremez.



Latif Türkdoğan
ciafgulen.blogspot.com

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Neden Kutsal Kitap Emininin locaya girişini makasladın ? Masonların Kutsal kitaplar olmadan mabedi açmayacaklarını ya bilmiyorsun , ya da işine gelmiyor değil mi ?

Ben yazayım sana arkadaşım:

- Bir Önceki Üstadı Muhterem, Yemin Kürsüsünün Güneyinden yürüyerek Doğudaki yerini alır
-Kutsal Kitap Emini doğruca Yemin Kürsüsünün önüne giderek Kutsal Kitapları Kürsüye koyar ve Kuzey Doğudaki Yerini alır.

Gercekler dedi ki...

Oncelikle sunlari soylemek istiyorum, Degerli Arkadaslar boyle bir sitenin olabilecegini hic dusunmedim ve gordugum anda cok dikkatimi cekti. bak bak bak neymis Feytullahcilari desifre ediyomussunuz, butun dunya olmus Feytullahci kimi kime desifre ediyosunuz kardesim soyleyin ya. yani demek istedigim onu bunu desifre etmeyle degerli zamaninizi degersiz eder bosa gecirmis olursunuz. Ve sunu da soylemek isterim buradan butun imansizlari imana cagiriyorum. gelin Iman edin ve Allaha yakin olan mubarek insanlarla ugrasmak yerine ben nasil Allaha yakin olurum diye dusunun ve cabalayin. Cunku herkez birgun olecek ve bu caba simdi ise yariyacak oldukten sonra degil.

TERSEKURLER VE SAYGILAR
GERCEKLER...

Adsız dedi ki...

33 dereceli Mason”un itirafı,


Yıl 1948, Ağustosun 1”i.

Yunan Komünist Halk Cumhuriyeti (ELD)”nin “Laiki foni” yani “Halkın sesi” isimli gazetesinin 685”inci nüshasında, Bulgar Yahudilerinden 33 dereceli farmason Avram Beneraoysan şunları yazar:

” Mefkûremizi imha edici darbe vuranların akıbeti, feci şartlar altında ölümdür!..”

33 dereceli komünist mason hangi darbeden bahsetmektedir ve “akıbeti feci şartlar altında ölüm” olan kimdir?

Bırakalım onu da kendi söylesin:

“(..) Mustafa Kemal Atatürk, 10.10.1935 tarihinde Ankara”da Çankaya köşkünde doktor Mim Kemal Öke”ye hitaben, ”Mason cemiyetinin faaliyetini inkılaplarıma muarız gördüğüm için kapatılmasını elzem gördüm. Bu dakikadan itibaren bu cemiyeti ölmüş biliniz. Ve bir daha diriltmeğe teşebbüs etmeyiniz” demişti..

(…)
O zannetti ki; bütün muhalif ve muarızlarını tasfiye ve bertaraf ettiği gibi masonları da tasfiyeye tabi tutmaya muvaffak olacaktır.

Fakat asla!

Türkiye”deki mason cemiyetinin Kemal Atatürk tarafından kapatılarak faaliyetinin durdurulduğunu Moskova”da tarihi bir yerde yoldaşlar arasında yapılan bir toplantıda işittiğim zaman, beynimden okla vurulmuş gibi sersemledim. Heyecandan şaşırmış bir halde, oradakilere şaşkınlık içinde haykırdım:

”- O sarı lider ortadan suret-i katiyetle kaldırılacaktır!”

İşte böyle.. 1948 yılı Ağustos ayının 1”inde Yunan Komünist Halk Cumhuriyeti örgütünün yayın organı “Laiki Foni”nin 685 sayılı nüshasında Ege ve Balkanların kıdemli komünistlerinden 33 derece mason Bulgar Yahudi Avram Benaroyas”ın itirafları.

Bu itiraflar General Cevat Rifat Atilhan tarafından çevrilmiş,, “Atatürk”ün Ölümündeki Sır Perdesi” alt başlığı ile gazeteci Ogün Deli tarafından kaleme alınan “Agoni” isimli derlemeye de alınmıştır.

Biz oradan aktarıyoruz.

Evet, Atatürk Türkiye”deki mason derneklerini, “Kökü dışarıda Yahudi uşakları” diyerek kapatıyor ve dünya masonları bunun üzerine Moskova”da gerçekleştirdikleri bir toplantıda, “O sarı lider suret-i katiyetle ortadan kaldırılacaktır!” kararı alıyorlar.

Sonrasını zamanın kıdemli komünistlerinden 33 dereceli mason Avram Benaroyas”ın kaleminden okumaya devam edelim:

“- Atatürk”ün âni bir dönüşle mason cemiyetini kapatması bizi pek derin bir düşünceye sevk etmişti. İlk anlarda Kemal Atatürk”ü silahla ortadan kaldırmayı düşündük. Çünkü o, felsefemizin Türkiye”de yerleşme imkânlarını ortadan kaldırmıştı. Bu sebeple kendisinin de ortadan kaldırılması son derece elzemdi.”

Localarını kapattığı için Atatürk”ü “ortadan kaldırma” kararı alan mason-komünist ittifakı silahla öldürme riskini başarı şansı yüzde 10′larda olduğu için tercih etmez. O zaman şu kararı alırlar:

“- Onun ölümü esrarengiz olacaktır!”

Balkanların kıdemli komünisti, 33 derece mason Avram Benaroysan”ın 1948”de kaleme aldığı itiraflarında Atatürk”ü esrarengiz ölüme götüren yol haritası şöyle anlatılıyor:

“- Mason cemiyeti Atatürk tarafından kapatıldıktan sonra; mason biraderler, cemiyet sanki kapatılmamış ve Atatürk”le aralarında hiçbir ihtilaf yokmuş gibi vaziyet aldılar. İmkân buldukça onun her hareketini alkışladılar ve zamanla onun etrafında bir çember vücuda getirdiler ki; Sarı lider kendiliğinden bu çemberin içine girip hayatını bize teslim etti…”

Ve devam ediyor üstat mason Benaroysan:

“- Doktorlarımız Atatürk”ün ölümünün ani oluşunu tehlikeli gördüklerinden;1937 ortalarında,ismini açıklayamayacağım bir doktor, bazı şöhretlere dayanarak Atatürk”e ilk darbeyi sinir organlarını zaafa düşürmek suretiyle indirdi..”

İşin özü bu..
Detayları Lazer Yayınları arasında çıkan “Agoni”den öğrenebilirsiniz.
Yunanistan”da yayınlanan 1 Ağustos 1948 tarih ve 685 sayılı “Laiki Foni” gazetesine ve zamanın kıdemli komünisti 33 derece mason Benaroysan”ın hayatına ulaşmak Atatürkçü bir Genelkurmay için, TBMM için, Atatürkçülüğü kimseye bırakmayan emekli generaller, mesela Çevik Bir için hiç de zor olmasa gerek…

Adamlar, mason derneklerini kapattığı için Atatürk”ü biz öldürdük. Önce vurmayı düşündük, sonra başaramamaktan korktuk, onun çevresini kuşattık, güvenini sağladık, sonra da hedefimize ulaştık diyor……….

Anlatılanlar hakikat ise, yedi düveli yenen Atatürk, üç buçuk masonun elinde can çekişe çekişe can vermiş ve onun canını alanlardan hesap sorulmamış….
Ya sonra?..

Mason dernekleri 1948 yılında “İnönü”nün emri ve Celal Bayar”ın desteği ile” tekrar faaliyete geçtiler. Halkevlerine devredilen mallarını da geri aldılar…

Peki, burada bitti mi?..

Hayır, bitmedi, bitecek gibi de görünmüyor…

Atatürk”ün bedenini ortadan kaldıranlar oklarını onun ilkeleri ve felsefesine, onun çok sevdiği milletine ve milletinin değerlerine tevcih ettiler…

Üzülerek ifade edelim ki bu bahiste de başarılı oldular…

Lütfen, “Atatürk”ten, milli devletten, Lozan”dan vazgeçin” diyen ve “Şehitlik ve gazilik kavramları kaldırılsın” diyenlerle, “Türkiye mozaiktir,millet değil, halklardır” diyenlere dikkatle bakınız…

Pek çoğunun yüksek dereceli masonlar olduğunu göreceksiniz…

Ben daha ne diyeyim!…


HASAN DEMİR-YENIÇAG GAZETESİ

Adsız dedi ki...

Masonlukla alakalı söylediklerinizle ilgili pek sorun yok ama F.G. hocaefendi ile ilgili söyledikleriniz son derece siyasi nedenlerden dolayı olduğunu siz de biliyorsunuz. F.G hocaefendiyi bu çevrelerle ilişkili görme isteğiniz kesinlikle siyasi nedenlerden dolayı. Bugün İttihat ve Terakkinin devamı niteliğinde olan Ergenekon örgütünün foyasını çıkarmaya en istekli televizyon STV iken siz kimler tarafından yönlendiriliyorsunuz. Cemaatin evlerinde, abiler arasında daha üstü bölge abilerinin ne yapmaya çalıştığı gayet şeffaf ve açık. Utanın !