17 Eylül 2008 Çarşamba

SAMAN TV HABERLERİ VE AKP MEDYASI



Televizyonu ana haberler ve haber programları için seyredenler genellikle bir çok tv kanalının ana haberlerini peşpeşe ,aynı saate çakışanlarıda zaplıyarak dönüşümlü olarak izlerler,böylece karşılaştırma imkanı bulup
kolayca yanlı,abartma,uydurma,maksatlı,saptırma ve gözden kaçırmaların farkına varıp tespit edebilirler.

Böyle bir haber izleyicisi iseniz F.gülen cemaatinin TV kanalı STV ve haberlerinin cemaatin çıkar ve amaçları doğrultusunda dezenformasyon,manipulasyon,ajitasyon,provakasyon ve propaganda yapan,beyin yıkayan
operasyonel bir kanal olduğunu çok açıkça anlarsınız.
Gözükara bir AKP iktidarı borazanlığı;akp ülkeyi çok iyi yönetiyor,hükümet çok başarılı,Türkiye şaha kalktı ama şu muhalefet yokmu herşeyi kötü gösteriyor,her işe çomak sokuyor,köstek oluyor ülkeye zarar
veriyor,hele laikçi basın,ordu-g.kurmay,yüksek yargı,üniversite rektörleri(geçmiş cumhurbaşkanımızda dahildi) onlar yokmu bunlar elitist statükocu jakobenler, Demokrasi ,bireysel hak ve özgürlüklerin
düşmanı,müslümanlara zulmeden darbeci dinsiz masonlar,imtiyazlarını kaybetmek istemeyen bunun içinde hertülü melaneti yapan derin çeteciler bu çerçevede bir yayın politikası.aylardır hatta birkaç yıldır yaptıkları bu
TARAFTARA,APTALA,YALAKAYA HABERLER...

Tabii yaptıkları habercilik değil,OPERATİF CEMAATÇİLİK.Türkiyeyi B.O.P.(ILIMLI İSLAM FEDERASYONU-YENİ OSMANLICILIK(ama aslında BÜYÜK İSRAİL)) doğrultusunda ümmetleştirerek değiştirmek,dönüştürmek
amaçlı ABD,AB ve arka planda İSRAİL destekli operasyonel Televizyonculuk..Gülen cemaati zaten Türkiyenin OPUS DEİ si gibi OPERATİF NURCULUK bir çeşit İSLAM MASONLUĞU yapıyor.tabi bu durum ne derece
f.gülen kontrolunda oda ayrı konu ama görünen oki cemaat artık f.gülenin kontrolundan çıkmış gibi çünkü yapılanlar hem cemaatin hemde f.gülenin aleyhine işler duruma geldi.

İslamcılar yakın geçmişte önyargılı,taraflı,batıcı,laik(çi) olduklarıdan hep bir kısım medya,kartel medyası diyerek klasik büyük medya organlarını eleştirir,suçlarlardı.geçmişte onları nelerle suçluyorlarsa günümüzde
beşbeterini son derece absürd bir tarzda diğer bir kısım medya olarak yapıyorlar,bu nasıl bir islam anlayışıysa(herhalde peygambere atfedilen savaş hiledir sözünden hareketle her yol mübah diyorlar).yoksa dertleri
tarafsız doğru habercilik falan değil, Televizyoculuk,gaztecilik hiç değil amaca giden yoldaki araçlar o kadar.maalesef meslek ahlakı taşımıyan insanlarda rakamlar yüksek olduğu için bunların TV,gazete,dergi vb.
çalışarak bunlara alet oluyorlar.

STV bunların başı adı üstünde SAMAN TV saman kafalıları,RAİNA ları yemliyor,yayınladıkları bir yığın gerçek ötesi akıllara zarar iyisaatte olsunlar dizileriylede afyonlayıp,uyutuyorlar.saman tv,saman gaztenekesi,kanal
yedi(malı götürdü),yen(esk)i şaffak,showmen belediye başkanının kanal a(kp)sı,a(kp)tv,taraftar ve (a)star gaztenekeleri,devşirme kanal24,kürt-islam tv(iha)neti bu kategoride ön plana çıkanlar olarak sayabiliriz.ortada
hak,adalet,vebal,kul hakkı,insaf hiç bir kaygı yok;körükörüne savunmak ve suçlamak.laf cambazlığı,demogoji,slogancılık,halk goygoyculuğu,arkadan dolaş al puanı taktikleri,ucuz,basit ak(p)lama ve karalama
kampanyaları..işte görüyoruz anahaber tv dizisi ergenokon haberlerini,daha iddianame yokken herkesi suçlu ilan ettiler,iddiame açıklandıktan sonra suçluluklarını tescillediler bir ceza kesmedikleri kaldı,hani nerde sıkça
agızlarına doladıkları insan hakları,batılı anlamda demokrasi orda suçluluğu ispatlana kadar yani hüküm giyene,cezası kesilene kadar herkes suçsuzdur(İ.H.E.B. madde.11),ya peki islamın HAK ve ADALET
anlayışı,suçladıkları tu kaka ettikleri bir kısım medyanın kartel medyasının durumuna fazlasıyla düştünüzmü düştünüz,hadi onlar size göre dinsiz,mason,münafıkta ondan öyle davranıyordu ama siz müslüman hemde
dini bütün müslümansınız..nasıl olucak şimdi..olucağa şu ayetler cevap veriyor:


-Yalan söyleyenler, iftira edenler, ancak Allah’ın ayetlerine inanmayanlardır. İşte onlar yalancıların ta kendileridir.Nahl 105


-O durumda siz onu (iftirayı) dillerinizle aktardınız ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylediniz ve bunu kolay sandınız; oysa o Allah katında çok büyük (bir suç)tür. (24/15)


- Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan KİNİNİZ sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır.
Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.5/8


-Muhakkak, Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve İNSANLAR arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” ( Nisa Sûresi, 58)



Son günlerde kartel medyası dedikleri merkez medyada AKP ile ilgili yolsuzluk(inanç hortumculuğu) haberleri ki çok ciddi iddialar üzerine tayyip bir şiddet bir celal habercilik yapan medyaya,patronuna veryansın
ediyor,peki ergenekonculara bin beterini senin yandaş medyan yaparken nerdeydin ,ee etme bulma dünyası tamda buna denir..

Ayrıca bu tv kanalları ve gazetelerin kendi vatanlarına T.C.Devletinin temel kurumları ve rejim aleyhine sürekli ve kapsamlı bir karalama,yıpratma kampanyası yürütürken neden ABD ve İSRAİL in ortadoğuda
müslümanlara yaptığı işgal,zulüm ve katliamlara karşı pasif,sıradan,tepkisiz ve cılız bir yayın politikası izlerler,bu nasıl bir müslümanlık ve HAK anlayışıdır,sözde çok inandıkları Ahirette, huzuru mahşerde ALLAHA nasıl
hesap verecekler,ne diyecekler; onlara gücümüz yetmezdi,üstelik hocaefendimiz onlara sığınmıştı,AKP hükümetimizide destekliyorlardı,yeterli gücü elde edince onlarında defterini dürücektikmi diyecekler yazık çok
yazık.sizin NURUNUZ bumu,karanlık gizli masonik cemiyetler gibi ülkeniz aleyhine çeşit türlü entrikalar çevirmekmi;islam tasavvuf ve ahlakı,edep ve hayası size bunlarımı emrediyor(oysa araf.28 de ALLAH fenalığı
emretmez diyor),son osmanlı şeyhülislamının boşuna nurculuk için masonlukdan daha tehlikelidir fetvası vermediği şimdi çok iyi anlaşılıyor..


Hakan Ataman

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Arkadaşlar,


Beni Hoca Efendinin özeli ilgilendirmiyor sizi de
ilgilendirmesin...



Vuruşlar belden aşağı olmasın..


Mes'eleye iki yönden bakmak lazımdır!

Bir. Diniyönden! İki. Sosyolojik Yönden!



İkincisindenbaşlayalım zira birincisi ile ileride kesişecek!
Dini Yönden son devre kadar bir problem yok! Zaten
problem AKP iktidarı ile Nurcuların yönetime
gelişindedir. Nurcu-ABD ittifakındaki maksat nedir
diye sorarsak cevap bulabiliriz. İşin aslı 1963 yılına
kadar uzanır. Bu vakitte Hoca Efendi İzmir'e
NarlıDere'ye müfti atanır yada görevlendirilir. Her ne
ise. Burada Komünizmle Mücadele Derneğini Kurar
Kurarken yardım aldığı ikinci adam ve başkan
yardımcısı ABD İzmir ikinci elçisidir. Bu adam
vasıtası ile hoca bu günki ilişkilerini kurar. Bu Adam
Hem Mason Hem de Evanjeliklerin İsviçre'deki gizli
tarikatın ikinci adamıdır, hem dahi CIA'da ikinci
adamdır.



Daha Sonra Demirel Döneminde bu vatandaş ABD
birinci Elçisi olacaktır. Bu adam İslam (Soft-İslam),
Dinler Arası diyalog hikayesini Vatikan Eliyle
başlatılmasında, Scientology (İlim Yayma Cemiyeti)
tarikatının bir benzerinin Türkiye'de kurulmasına
kadar işlerde görürüz! Aynı vatandaş Türk-Gladio'sunun
da iskeletinin kurucusudur derler! İşte Ülkücü Nurcu
Yakınlaşması Komünizme karşı böyle başlar.



Fakat sonra Türkeş olayın vehametini anlar ve hafif bir ricat
başlatır, kırmadan yarmadan. Zira 60 ihtilalinde Her
ne kadar ihtilalciler sol-CHP yanlısı iseler de
temelde ABD menfaatlerine dokunmamak kaydı ile başa
gelmelerine izin verilen sahtekarlar sürüsüdür!



Ve Genel Kurmay içinde askerin giremediği bir Amerikan
İstihbarat Masasının varlığını Türkeş öğrenir! Öğrenir
öğrenmez de derhal kaldırılmasını emreder! Durumun
vehametini gören ABD bir ikinci darbe daha yaptırarak
Meşhur 14'lüleri saf dışı bıraktırır. Ve solun önünü
açar! Ve bunu yapan da ABD'dir!



Ve Türkiye'de sol deli gibi eylemler yapsın deyu asker eli ile bu iş
başlatılır! İnönü'de sadece ayakçıdır burada! Bu
durumda, bu saatten 2001'e kadar kimse bu nurculara
dokunmaz! Adam yerine de koymazlar! Halbuki istenen o
dur! Hoca Efendi ABD'ye gidince islam sulandırılmaya
başlanır! İşte burada sosyolojik hadise ile din
kesişir ya da din aktif bir biçimde yenilenmeye
başlar! Burada İslam anlayışındaki karışık noktalar ve
yanlış telakkilerimiz de işin içindedir ve müslümanım
diyen herkesin bu soruyu kendine sorması gerekir!
Birinci soru şudur ve Nurcu-Evanjelik ABD kolkolalığı
bu soruda ve ardından gelen soruda yatar!!!


1) Biz Cennet'e sadece iman edenlerin gireceğine
inanırız. Bunda da üç şart ararız: Allah'a eş koşmadan
safiyane inanç, Hz. Muhammed'e iman, ve iyilik üzerine
olma! Bu üç şartı yapan kitap ehlide (Hıristiyan ve
Yahudiler)Cennet'e gider!! Şimdi buradan Yahova
Şahitleri (Evanjelikler) ve son dönemdeki sapıtmaları
ile Nurcular (Sapıtanlar sadece üst zincir
halkalarıdır ve bu sapıtma henüz aşağıda tam manası
ile henüz ne algılanmış ne de anlaşılmıştır!!) şu
soruya geçerler hemen; peki Hz. İsa tekrar gelecek mi?
Bizim asıl kafa karışıklığımız müslüman olarak burada
başlar!! Zira Hz. İsa'nın geleceğine iman edenlerimiz
de var maalesef! Halbuki bilmezlerki bu durum Hz.
Muhammed'in Hatemül Enbiya (son peygamber) olma
şartını ihlal eder! Hz. Muhammed'i de İsanın altına
biatçı olarak sokar! İşte bu düpedüz küfürdür!!! Ne
ise uzatmayalım. Buna Nurcularımız ne yazıkki..Evet
dediler. Deyince de zokayı yuttular! Zira o zaman en
tepedeki Cennet'e gidişe tahrifat yapma durumu hasıl
oldu! Bu durumda Hz. İsa'ya da kalpten inananların
Cennet'e eksiksiz girme durumu ortaya çıktı! Bakın iş
nereden nereye geldi!! Cennet'e girebilmek için Hz.
Muhammed'e iman gitti Hz. İsa'ya iman ikamesi geldi!!
Bu durumda da Neoconlar-Evanjelikler-Vatikan din
kardeşlerimiz oluverdi! Böyle olunca da onlarla
birlikte hareket ve Irak savaşında ABD'nin yanında
olmayan küfürdedir beyanı çıktı!



Çıkmak mecburiyetindedir zaten!! Bu otomatikman bir ayetin de
değişimi demektir! Ve de öyle de oldu! şimdi Nurcular
evvelceden kendilerinden geçercesine kabul ettikleri
"La ilahe illallah Muhammed'ün Resulullah" demeyen
Cennet2e gidemez ayetini ihlal ve ilgaa edip Sadece La
ilahe illallah deyen de cennete gider diyip işin
içinden çıktılar! Peki bunun peşinden ne geldi? Madem
Evanjelikler de din kardeşi, papa da bize eşit yol
gösterici o zaman Allah katında ne makbul din sadece
İslam değil Hıristiyanlıkta var dendi! İşte dinler
arası diyalogun bizi getirdiği felsefi, sosyolojik ve
dini garabet ve açmaz burasıdır! Ve burası çıkmaz
yoldur! Burası Daallindir! Burası Belhum ADAL
makamıdır! Ve bu öğretiyi henüz anlamayan bilmeyen
bütün NURCU KARDEŞLERİM'de bu yolda inanılmaz bir
hızda ilerliyorlar!! Bilmeden cehenneme gitmek ne
fenadır!


Bu sosyolojik olarak inanç kırılması ve inançtan
dönüştür!


Şimdi bilerek konuşalım efendiler!!


Selamlar
Dr.Osman