26 Kasım 2008 Çarşamba

Kur'an Anlaşılmak ve Öğüt Almak İçindir

Gerçek din İslam eşittir kur’andır Bunun yerine kuranın hakikatlerinin önüne dervişlerin,meczupların,şeyhlerin hikayeleri ütopyaları Kur’anın önüne perde olmuş kur’an Müslümanlığı yerine Dervişlerin,meczupların dini, kur’an Müslümanlığının önüne geçmiştir.



Bunun en güzel söyleminide kur’anın “ kur’an Arapça okunmazsa, hatim olmaz” diyerek surete haktan görünüp insanla kur’anın arasına bir demir perde çekilmiştir.



Martin Luther yedi yüzlü yıllarda Yunan’ca Tevrat ve incilin kiliseye baş kaldırarak Alman’caya çevirmesinden sonra batı dünyasında kilisenin hegemonyası ve diktası kırılmış Rönesans ve reform uyanışlarıyla dinde ve sanayide yeni bir anlayışla yobazlıktan cahillikten kurtulan batı dünyası hem kültür ve sanatta hemde teknolojide fevkalade bir hızla kendini yenilemiş orta çağdan süratle yeni çağa sıçramıştır.



İslam dünyasındaki yobazlık ve cehalet ise kuranın Arapça okunmasındaki ısrardan dolayı meczupların ve yobazların anlatımlarıyla insanlar uyuşturulmuş kurandan ve Allah’ından yaratıcısından uzaklaştırılarak kuran Müslümanlığı değil töre ve yöre Müslümanlığı ütopyalar efsaneler Müslümanlığı ile insanlar kandırılmıştır. Her çıkarcı kesim kendine göre töreleri ve efsaneleriyle destanlarıyla karışık hikayelerle kuranı perdeleyerek din diye bunları kendi insanına sunmuştur.



Oysa, kuran her milletin kendi diliyle anlaması gereken ilahi bir mesajdır.



Bunun yerine kendi destanlarını törelerini din olarak kabul eden milletler hala daha orta çağ cehaleti ve yobazlığı içinde bocalamaktadır.



İlk mecliste Gazi M.Kemal’in kurtuluş mücadelesi sonrasındaki en sıkıntılı günlerde, öncelikli olarak kuranın Türkçe yazılıp insanların kuranı öğrenerek meczupların yobazların softaların ellerinden ve büyüsünden kurtulmaları için, bu görevi Mehmet Akif ‘e vermiştir. Fakat M. Akif, değişik düşünceler ve yapılan baskılar nedeniyle, yarıya kadar yazmış olmasına rağmen, bu işi neticelendirememiştir.



Daha sonra, bu görev Elmalılı Hamdi Yazır’a verilmiştir. Gazi M.Kemal meclis kararıyla alınan bu teklifi kendi parasıyla ödeyerek ödüllendirmiş ve kurana olan saygısını ortaya koymuş ve bu cehaletten din yobazlarının elinden kuranın kurtulması için çok büyük çaba sarfetmiştir.



Fakat buna rağmen yobazların hücumuna uğrayıp din düşmanı ilan edilmiş ve günümüze kadar halen bütün yobazlar, sapık tarikatlar pek çoğu Atatürk’ü kafir, deccal, din düşmanı kuranı yok etmek isteyen insan olarak çevrelerine empoze etmektedir işte işin esası çözüm noktası kuranla yüzyüze gelip ne dendiğini insanların net olarak anlamasıyla çözülecektir.



Gerçek kuran anlaşılmaz, istifade edilmez bir durumda raflara kaldırılmıştır.Onun için bugün yalın olarak kuranın anlaşılması insanların tarikatların, şeyhlerin, hocaların, mollaların etkisinden kurtulmasıyla gerçekleşebilir ve yalın kuran anlayışıyla bütün efsaneler bir tarafa itilerek doğru bir Müslümanlık bu işin tedavisi olabilir.


Nurettin Veren

0 yorum: