Hatıraları ve yaşadıklarımı yazmaya devam ediyorum ;
çünkü kırk yıl içinde üç kişi ile başlayıp üç ihtilal dönemi yaşayan, bütün Türkiye içinde köy ve kasabalardan ,en üst devlet teşkilatlarına Balkanlardan ,bütün orta Asya cumhuriyetlerine
Sibirya’nın en ucu Yakutistan dan , AFRİKANIN en güneyi ,Güney Afrika’ya,Arjantin,Brezilya dan,NEWYORK ve VATİKANA kadar Yayılan bir sivil toplum hareketinin görünen ve görünmeyen , Bilinen ve bilinmeyen yanlarının sosyolojik, jeopolitik değerlendirilmesinin yapılmasını gündeme getirip , kırılma noktalarını ,anlaşılamayan davranış zikzaklarını hep beraber değerlendirelim
1- HER ŞEYİN ADINI KOYMA VE YÖNETİM HAKKI F.GÜLENE AİTTİR.
Cemaatin kurduğu Bütün vakıf, dernek ve şirket isimlerini
en küçükten en büyüğene kadar. Bütün
kitap,dergi,gazete,televizyon,radyo ve ticari şirketlerin isimlerini , Okulların üniversitelerin isimleri rektör müdür tayinleri Bütün doğan çocukların ( her ay 400-500 çocuğun ) isimlerini ki pek çoğunu hiç tanımamıştır, güya en mühim meselelerin görüşüldüğü Her ay yapılan toplantılarda
heyetin önün de saatlerce kendince çok mühim bir iş olarak teker teker isim koyarken, heyet bu garip tiyatroyu sadece seyrederek şartlandırıldığının farkında değildir. Çünkü bu kutsama adına f.gülenin doğal hakkıdır.
Bunların başında acizane bendeniz geliyorum:
ENES BİN NADIR – 1.ÇOCUĞUM
ERKAM BİN ERKAM.2.COCUĞUM
ÜMMÜ HARAM 3. ÇOCUĞUM
ÜMMÜ SELEME 4. ÇOCUĞUM
ES AD 5. ÇOCUĞUM
RÜMEYSA 6. ÇOCUĞUM
Kişileri koyun gibi yönetip otoritesinde ve toplu hipnoz halinde tutmak , bütün insanları şartlandırmak ve kendisine bent etmek tam bir hakimiyet tam bir mutlakıyet değilse nedir, ve bunu cemaatin önünde aylık istişare toplantıların da yüzlerce insanın gözleri önünde tek tek bu isimleri saatlerce süren toplantılarda hiç birini aksatmadan bütün isimleri şirket isimleri vakıf dernek isimleri ayrı bir liste de doğan kız erkek çocukları hepsine teker teker isim koymak, her şeyi tek başına yönetmek ve sadece devleti değil milletide bir şekilde ele geçirmek kalpleri kafaları beyinleri tek başına hipnotize etmek değilse nedir?
2- (EVLENME YASAĞI)
ilk kuruluştaki arkadaşlara bu cemaat bir yönü ile MESİHİYETİ
diğer yönü ile MUHAMMEDİLİĞİ temsil ettiğini onun için 40 yaşına kadar bir görev olarak evlenmemeleri gerektiğini telkin ediyordu.
Emre itaat etmeyip evlenen arkadaşlara ise tavır koyarak şefkat tokatları yiyeceklerini söylüyor
ARKADAŞIMIZ VEFAT ETTİ diyordu.
Akşam yatıp ayrı , sabah kalkıp ayrı fetva veren muhterem büyüğümüzün siyah, beyaz kadar zıt söylemleri ,fetvaları, cemaati
Şaşkın birer kobay haline getirmişti. Sayın GÜLEN artık ne söylerse söylesin köleleşen bu toplumun yapacağından emin ve mutlu idi
dünyada böyle bir uygulama varımıdır
İŞTE CANLI BİR ÖRNEK:
3- ( 5 ÇOCUK YAPAN UMREYE , 6 ÇOCUK YAPAN HACCA GÖNDERİLECEK )
Bu uygulama: Dünya tarihinde eşi emsali görülmemiş psikolojik ve sosyolojik emsali olmayan bir ucubedir. bu açıdan ele alınıp değerlendirilmesi lazımdır.
Cemaatin kendi iç bünyesinde ödüllendirme ve cezalandırma şekli çok üzerinde durulması gereken bir husustur, fikir beyan etmeden yüzde yüz itaat ve tam bir teslimiyet içinde olanlar ve üst düzey göreve terfi ettirilir. En ufak bir tereddüt ve bir itiraz eder ise bir alt kademeye indirilir itirazların ve tenkitlerin dozu kaçınca fısıltı gazetesi ile el altından cemaat tarafından boykota maruz kalır daha ileri gider hak arama veya soruşturma yapan birisi ise maaşı kesilir. hanımı var ise hizmetin içinde görev yaptığı yerden atılır tayinle en olumsuz yerlere gidemeyeceği şartlara gönderilir
çocukları indirimli okuyorsa hemen ona tanınan bu indirim elinden alınır maddi yönden çökertilir ve dize gelip yalvarmaya tövbe edip tekrar aynı kapıya gelip el açma ya zorlanır ve yanlış yaptığını itiraf ettikten sonra, tekrar basit bir görevde artık güvenilmez bir insan olarak yinede bünyenin içinde (2.3.4.) sınıf görevlerde pasif bir vazifeyle el altında göz altında denetimde tutularak devam ettirilir.
Bu zor şartlarda kımıldaması engellenecek şekilde abluka altında takipte devam eder.
Din sadece insanın insani kabiliyetlerini inkişaf ettirmek , daha mükemmele götürmek dünyaya geldiği ilk saf ve duruluğunu dünyanın tozu toprağının kirletilmesine karşılık temizleyip üfleyip koruması için kullanılması gereken bir unsurdur. Ticari siyasi manada dini gücü kullanmak ve kendi hayalleri istikametinde onu bir kaldıraç olarak değişik maksatlara alet etmek en büyük saygısızlık ve ihanettir.
Dünya tarihinde eşi emsali görülmemiş psikolojik ve sosyolojik emsali olmayan bir ucu bedir bu açıdan ele alınıp değerlendirilmesi lazımdır.
Fethullah gülenin zenginleri ele geçirme evlilik yolu ile yapmış olduğu stratejiler bir başlık altında araştırılıp incelenecek.
Nurettin Veren
15 Aralık 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder