27 Şubat 2009 Cuma

Gladio-Kontrgerilla, Susurluk, Ergenekon

ERGENEKON Olmadı Susurluk Verelim

Ülkede terör estirmeye devam eden komplocu şebeke senaryo gereği Ordan burdan neidüğü belirsiz cephaneler,sözde suikast planları çıkardılar(ki amaç bunlarla terör örgütünü ispatlamaktı) ama ne yaparlarsa yapsınlar ortaya çıkan bu yapılanmaya terör örgütü demenin ne kadar zorlama ne kadar suni bir yaftalama ve ne kadar absürd bir kurgu olduğunu aklı başında olan, elini vicdanına koyan herkes kabul eder.O kadar uğraştılar,çabaladılar,zorladılar tutmadı tam oturmadı tertipleri. ERGENEKON OLMADI SUSURLUK VERELİM durumuna dönüştü.susurluktan hükümlü aklen malül eski özel harekatçıyı alıp,özel harekatçı eğitim alanında özel harekatçıların kayıp mühimmatını bulup peşinden yakın zamanda kendi gömdüklerini çıkarıp,ibrahim şahinle arkadaşlığı olan özel harekatçılarıda örgütün suikast timi ilan edip,varsayımlara dayanan suikast planları üretip yeni bir şeyler kotarmaya çalıştılar,suni korkular ve sanal bir terör örgütü kurgusuyla oluşturulan komplo açıkça ortaya çıktı.acemice tertipe birde oraya buraya bırakılan g.doğuda askerlik hatırası vb. türden mühimmatıda şişirerek -işte ergenekoncular panikte ellerindeki mühimmatı atıp kaçıyorlar- gibi komik,ucuz numaralarıda millete yutturmaya çalıştılar.

Tabi taşra kurnazı hödüklerin bu numalarını ancak kendi ahmak cemaatleriyle,yalaka partilileri yer.son olarak da ergenekoncuları birbirine düşürerek bu işten bir şey çıkarabilirmiyizin hesabını yapıyorlar.yani nerde ne bulurlarsa olur olmaz,saçma sapan,uyar uymaz herşeye sarılıyorlar,hatta tv dizilerini bile kullanma komikliğine düşüyorlar, her ucuzluğa her çirkinliğe başvuruyorlar.Dış mihraklı patronları bunları sivil darbeyle görevlendirmişler ama beceremiyor yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar patronları yakında kendi defterlerini dürerse hiç şaşırmasınlar.

Şimdi şu kasten birbirine karıştırılan Gladio-kontrgerilla,susurluk olayı ve ergenekon soruşturması nedir bir bakalım.

KONTRGERİLLA soğuk savaş dönemi nato ülkelerinde muhtemel bir sovyet işgali yada komünist ihtilale karşı milis kuvvetleri yani gerilla hareketini örgütlemek,komünizmle mücadele çerçevesinde anti-komünist toplum hareketlerini organize etmek için kurulmuş ABD güdümündeki gizli nato yapılanması, italyadaki adı gladio bizdeki adı önce seferberlik tetkik kurulu sonra ÖZEL HARP DAİRESİ olan örgüt.ama maalesef sonradan anlaşıldıki bizim gibi ülkelerde ABD ve emperyalist batılı ülkelerin çıkarları doğrultusunda ülkelere yön vermek için kullanıldı yani sovyetlere,komünizme karşı değil bizzat bu iş için emperyalistlerin o ülkelerdeki gizli eli olarak ülkelere yuvalanmış;istihbaratçıları,milisleri,suikastçıları,provakatörleri,muhbirleri,mafyası ,sağ-sol örgütleriyle hemen her alana yayılıp ülkeyi ağ gibi sarmış örtülü operasyon organizasyonuydu.Bu örgütlenme son olarak 12 eylüle giden yolu başarıyla döşedi ve görevini tamamladı,sonrada bunların birkısmı yurt dışına kaçtı yada kaçırıldı bir kısmı köşesine çekilmek mecburiyetinde bırakıldı bazılarıda mafyatik yapılara karışıp dağıldı.

SUSURLUK ise 90'lı yıllarda terörle mücadele için özel olarak gayrı nizami harp teknikleriyle eğitilmiş devletin resmi-kanuni güvenlik birimi ÖZEL HAREKAT DAİRESİ'ni kuran,yöneten ve bu birimde görev alanların zaman içinde siyaset ve mafyayla bir takım kirli bağlantılar,çıkar ilişkileri içine girip kanunsuz işlere bulaştıkları bunuda terörle mücadele kisvesi altında dokunulmazlık zırhına güvenip kamu otoritesini kullanarak yaptıklarıydı.birde bu yapıyla bağlantılı bazı JİTEM'cilerin faili meçhul cinayetlere karıştıkları,infazlar yaptıklarıydı.Bilindiği üzere bir dönem bu konuyla ilgili meclis araştırma komisyonları kuruldu soruşturma ve yargılama yapıldı,ceza alanlar oldu.ama kamuoyunun pek tatmin olmadığı yarım kalmış bir soruşturma olarak zihinlerde kaldı.

Gelelim ERGENEKON Soruşturmasına.Ergenekonculuk denen son 10 yıldır ülkenin gidişatından kaygı duyan;ABD ve AB gibi emperyal güçlerin o.doğu,kafkaslar ve balkanlardaki hesaplarına AKP Hükümetinin önderliğinde dinciler,bölücüler ve küreselcilerin kendi ideolojilerini hayata geçirmek için alet oldukları,bu iç ve dış işbirliğinin rejimi değişime,dönüşüme tabi tuttuğu, laik üniter ulus devlet yapısını Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesini ortadan kaldırmaya yönelik girişimlere dönüştüğü,Türkiye Cumhuriyetinin tarihinin en büyük iç ve dış tehditiyle yıkılmak tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğu bu nedenle kuvvayı milliye ruhuyla yeni bir milli mücadele verilmesi gereğine inanan, oldu bittilere karşı çıkıp mücadele eden her sosyal ve siyasal kesimden muhalif Atatürkçülerin içinde bulunduğu birbirinden bağımsız hatta yüz yüze hiç görüşmemiş ülkenin her yanından aynı hassasiyetleri taşıyan kişi ve gurupların siyasi faaliyetleridir;toplumu uyarmak,uyandırmak ,kamuoyu oluşturmak amacıyla
gazete,dergi,internet sitelerinde fikirlerini dile getiren demeçler veren konferanslar,paneller,protestolar,gösteri yürüyüşleri,kampanyalar vb. düzenleyen birbirleriyle dayanışan tamamen legal sivil toplum yapılanmalarıdır.tabi şunuda belirtmek gerek her toplumsal gurupta olduğu gibi bunlar arasındada birtakım kirli işlere bulaşmış,çıkarcı,çılgın,uçuk kaçık tipler,ajanlar,provakatörler olabilir; çünkü bu tür sivil toplum gruplarına savcılıktan temiz kağıdı,hastaneden sağlık raporu alarak girilmez,insanlar sizin samimiyet ve iyi niyetinize güvenir çünkü bu gönül işidir.

Şimdi gladio susurluk ergenekon deyip bunların hepsini birbirine karıştırmak ne bilimsel nede etik bir yaklaşımdır,hele bu çorbadan illegal bir terör örgütü yaratmaya çalışmak kökenlerinide ta ittihat terakkiye götürerek adınada ETÖ demek uslanmaz hayasızlığın dikalasıdır.Bu nasıl bir terör örgütüyse teröristi yok,siz gördünüzmü bu örgütün terör eylemi yapan bir militanını,nerde bu örgütün militanları,yöneticileri hapiste ama militanlardan çıt yok,bu öyle bahsedildiği gibi çok güçlü çok korkunç millete kastetmiş bir örgütse bu örgütün militanları bu soruşturma başladığından beri Türkiyeyi kana bulamaları lazımdı,yani bu terör örgütü yaygarasını koparanlar bu söylediklerine kendileri inanıyormu ki milleti inandıracaklar.

Bir başka konu bu soruşturma başladığından beri yaşanan acı gelişmeler,bunlardan en acı olanıda terörle mücadelede yaralanıp vatanı için sakat kalıp ömrünü tekerlekli sandalyede sürdüren onurlu Gazimizin intiharıydı,Tuncay Güneyden sonra buldukları yurt dışı kaynaklı yeni iftiracının (eski pkk itirafçılığından jitem itirafçılığına devşirilmiş birinin) verdiği bilgilerden yola çıkarak devlet,güvenlik birimleri ve bir dönem güneydoğuda terörle mücadelede yeralmış şehit ve gaziler,aileleri,yakınları töhmet altında bırakıldı onurlarıyla oynandı.

90'lı yıllarda g.doğudaki olağan üstü hal koşullarında yoğun çatışmaların yaşandığı,işin içine yabancı gizli servisler,komşu ülke ajanları,provakatörler,korucular,kaçakçılar ve hizbullahın karıştığı;gündüz köylü gece terörist ve sözde kürt işadamı,politikacı,gazeteci kılığında kimin ne olduğunun belli olmadığı, işin çığrığından çıktığı bir ortamda;karşınızda da düzenli bir ordu ve cephe savaşı yok,ne zaman nerden nasıl kime saldıracağı,katliam yapacağı belli olmayan,kanun kural tanımaz bir terör örgütü,yabancı gizli servisler ve komşu ülkelerin her tür desteği verdiği gözü dönmüş caniler sürüsüyle yapılan ve geniş coğrafyaya hatta hemen hemen ülke geneline yayılmış bir terörle mücadele durumunda; yaşanan her tür kanun dışılığı,faili belli olmayan cinayeti jitem di,ergenekon du diyerek derin devlete bağlayıp devleti,güvenlik birimlerini düşmanca suçlamak ne derece sağlıklı bir yaklaşımdır,bu neye ve kime hizmet eder. Gazete ve tv köşelerinde yer tutmuş tuzu kuru sözde demokrasi,insan hakları savunucusu budalaların anlıyamayacağı,algılıyamayacağı bir ortam yaşandı o dönem,kendileri aileleri orda o ortamda hedef konumunda yaşasalardı o zaman anyayı konyayı anlarlardı.

Burada sorulması gereken temel soru şudur: terörle mücadeleyi hukukun içinde kalarak,yasalara ve insan haklarına bağlı kalarak yapmak ne dereceye kadar mümkündür hele yukarıda bahsettiğim şartlarda. evet mümkündür bunlar demokratik ülkelerde yaşanmaz diyenlere ABD'nin Irak ve Afganistandaki terörle mücadelesi herhalde yeterli yanıttır,yetmiyorsa demokratik bir ülke olan İsrail'in Hamas ve Hizbullahla mücadelesinide ekleyelim.

Millet(tuzu kurularda dahil) rahat uyusun huzur ve güvende olsun diye hiç bir şeyle karşılığı ödenemeyecek bir fadakarlıkla canı pahasına vatan görevi yapanlar üzerinde bu hayasız saldırıların etkisini bir düşünün.Devlet övünç madalyası verilen bu kahraman insanlara bile; keyfi cinayetler işleyen katiller çetesi muamelesi yapılıyor,teröristle aynı kefeye konuluyorlar,daha söze gerek varmı. bu kahraman yiğitler ne için öldüler,sakat kaldılar karşılığı bumu olucaktı,sonuç bu olucaksa bundan böyle ne için kim için şehit,gazi olucaklar;değermi canından sağlığından olmaya diye düşünmeye başlıyacaklar.Vatan,Millet için şehit düşen gazi olanlar ve aileleri ve halihazırda şehit ve gazi olmaya adaylar için moral bozucu,onur kırıcı,inanç sarsıcı bu gelişmeler;kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerinin Vatan savunmasınıda zaaf yaratmaya,maneviyatını kırmaya o şanlı kahraman Türk askeri ruhunu yoketmeye yönelik bir psikolojik savaşın yürütüldüğünü gösteriyor,Türk Ordusunun güvenilirliğini,gücünü yokederek pasifize edip ülkede ve bölgede söz sahibi olmasının önüne geçmek böylece Türkiye Cumhuriyeti üzerindeki planları kolayca hayata geçirmek, yapılmak istenen budur.

Ergenekon soruşturmasının asıl hedefi Türk Silahlı Kuvvetleridir diyenleri haklı çıkaracak gelişmeler yaşanıyor,son olarak G.Kurmay Başkanımızı işin içine katma girişimleride bu komployu ispatlıyor.

Hakan Ataman

2 yorum:

Adsız dedi ki...

ya bırakın gidin bu işleri doğu perinçek paşanıza ne oldu koministler topluluğu siz vatanı milleti satıyorsunuz fethullah gülen hocaya kim kötü diyorsa kendisi kötüdür ve fethullah gülen hocamız onlara karşı büyük bir savaş içindedir bunlarıda kendinize yediremiyorsunuz nurculara karşı olanlar belli solcular ve koministler dinsizler Allah(c.c)'sızlar sizde Allah(c.c)'sızsınız birader şimdi yorumları kontrol eden dinsiz bu yorumu sil hemen üyeler görmesinde rezil olmayın verecek cevabınız yok

Emre Kayra dedi ki...

11 Haziran 2009 Perşembe Saat 10:02'de yapılan yoruma istinaden:

Yeryüzündeki tek Allah(c.c)'lılar (!?), asıl müslümanlar sizsiniz.. sizden olmayan kafirdir, dinsizdir öyle değil mi? Bu yargıda olan sizler ise - farkında mısınız bilmem ama - Allah yerine karar verip en büyük şirki yapanlarsınız. Başka söze ne hacet vesselam.

- Emre Kayra