
ERGENEKON Adıyla Yürütülen Komplo Türkiyeyi nereye Götürüyor.
Hukuk kuralları ve teamüllerine aykırı olarak Türklüğe hakaret teşkil edicek bir adlandırmayla adına ERGENEKON denilen bu dava dalga dalga büyüyerek tsunamiye dönüştü,sonunda da G.Kurmaya kadar geldi dayandı. Ergenekoncular neyle suçlanıyordu kaos ortamı yaratarak halkı hükümete karşı isyana teşvik ve askeri darbeye zemin oluşturarak hükümeti devirmek,peki soruşturma nedeniyle başlatılan ve süregenleşen bitmek bilmeyen gece baskınları,gözaltılar,arama ve tutuklamalar ve yandaş medyada silahlı isyan,suikastler,terör,darbe vb. suçlamalarla koparılan kıyametle aylardır yükselerek devam eden bu gerilim ve kutuplaşmayla ülkede yaratılan kaos ortamı neye hizmet etmektedir;asıl halkı, en azından toplumun bir kesimini hükümete karşı isyana teşvik eden ve darbeye ortam hazırlayan bu gelişmeler değilmidir.Atatürk milliyetçisi toplum kesimleri isyana teşvik edilmekte daha da vahimi TSK nın,G.Kurmayın,Yüksek yargının sabrı zorlanmakta resmen darbe kışkırtıcılığı yapılmaktadır.Hızla toplumun geneline yayılan kaşılıklı gerilim ve kutuplaşma , neler oluyor,ülke nereye gidiyor endişesinin yarattığı belirsizlik ortamı,hepimiz dinleniyoruz takip ediliyoruz kuşkusunun yarattığı tedirginlik ve korkuyla ülke ayakta, topluma olağanüstü hal durumu yaşatılmakta. Soruşturma ve dava sürecinde gözlenen; belli bir amaç ve bu amaç çerçevesinde hedeflenen kişi ve kurumların,bağlı bulundukları dünya görüşünün planlı,sistemli bir biçimde yargısız infaza tabi tutulup suçlu ilan edilerek psikolojik savaş taktikleriyle karalayıp,yıpratıp, itibar kaybettirip toplumsal desteklerini kırmak,gözdağı verip baskı ve yıldırmaya tabi tutarak sindirmek,tasviye etmek..
Peki hedeftekiler kimler, kısaca diyebilirizki ATATÜRK Milliyetçileri yani laik üniter tam bağımsızlıkçı ulus devlet yanlıları,bu görüşü kamuoyu oluşturucu bir tarzda savunanlar;dolayısıyla dinciliğe,bölücülüğe,turuncu devrimciliğe,AB ve ABD hegomonyasına,küreselcilik oyununa karşı mücadele veren,ülkemiz üzerindeki tertiplere karşı duran onurlu namuslu açık sözlü aydınlar,emekli generaller,yüksek yargı mensupları,gazeteciler,eski yök başkanları,öğretim görevlileri, sendikacılar, muhalif siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları hatta aktif sıradan vatandaşa kadar hemen her kesimden Vatanseverler topun ağzında. Uzun zamandır ülke içinden AKP ve F TİPİ Örgütlenmenin,dışardan ABD ve AB nin hedef tahtasındalar,işte bu davanın arkasındaki güçler ve organizatörler. Tabi burada AKP operasyonel figüran , F TİPİ Örgütse operasyonel maşa.yoksa bu damat ferit hükümeti bozuntusuyla, ABD'deki halife bozuntusunun örgütünü aşan bir operasyon.Yeteneksiz muhteris hükümetle,kılkuyruk hocaefendinin sünepe robotlarının fena halde kullanıldığı tehlikeli bir oyun,bu oyundan hiç bir türlü kazançlı çıkma şansları yok çünkü mesele gerçekte ipler kimin elinde meselesi.
Başta ABD kaynaklı batılı think-thank kuruluşlarının raporları,makaleleri ortadoğu uzmanlarının kitap ve makalelerinde açıkça ifade ettikleri gibi Türkiyeye bölgede B.O.P. ÇERÇEVESİNDE biçilen ILIMLI İSLAM (diğer bir deyişle) YENİ OSMANLICILIK(gizli adı ANADOLU FEDERE İSLAM KÜRT DEVLETİ) görevi nedeniyle hedefte TÜRKLÜK,LAİKLİK,ÜNİTERLİK,TAM BAĞIMSIZLIK yani ATATÜRK CUMHURİYETİ var.Her kimki bu cumhuriyetin devamının mücadelesini verir bu cumhuriyeti ayakta tutmakta direnir defteri dürülecek,tasfiye edilecektir yaşanan budur.tabi burada asıl hedefte statükoculukla,vesayetçilikle suçlanan en güvenilir en sağlam ve en itibarlı kurum olan ORDU var.Bu uluslararası komplo; uzun yıllardır orduya sızarak ele geçirmeye çalışıp ta bir türlü başaramayanların fırsat bu fırsat çılgınca orduyu karalama,yıpratma kampanyaları yürütmelerine cüret etme imkanı tanıyor.Aslında bu davayla adeta Türkiye Cumhuriyetinin tarihi yargılanıyor,birileri 80 yıllık intikam ve rövanş peşinde,birileri değişim,dönüşüm adı altında yıkım peşinde,iktidar ise bunlarla aynı davayı gütmenin yanında iktidarını sürdürebilmek için ayrıca bu davayla muhaliflerinin avcılığını yapıyor,malum F Tipi istihbarat bunları suikastler ve darbe senaryolarıyla korkuttuğu içinde kendilerini bu davayla güvence altına alıyorlar.bu dava üzerinden bu davaya taraf olan herkes birileriyle bir yerlerle hesaplaşıyor,herkes kendi gemisini kurtarmanın yada inşa etmenin peşinde yani oyun çok yönlü kurulmuş ama olan ülkeye oluyor, herkes aklını başına devşirmeli bu ülkeyi sokakta bulmadık. Bu süreç AKP'nin iktidara getirilişiyle başlayıp AB süreciyle devam edip Ergenekon soruşturmasıyla maskeleri düşen ve son olarak AKP'nin Ortadoğu'da üstlendiği rolle ispatlanmış bir süreç.
Peki TÜRKİYE ılımlı islam devletine dönüştürülürse ne olacaktır.
B.O.P.'un asıl gizli hedefi nilden fırata BÜYÜK İSRAİLdir.bugün gazzedeki filistinliler için kendilerini yırtanlar bu gidişle sıranın kendilerinede geleceğini iyi bilsinler. Osmanlıyı dirilteceklerini,bölücü kürt kardeşleriyle güllük gülistanlık içinde islami bir hayat yaşıyacaklarını sanıyorlarsa çok aldanıyorlar.bundan birkaç yıl önce ABD dışişleri bakanı c.rice Ortadoğu'da 22 ülkenin sınırları ve rejimleri değişecek demişti,bu projenin hüseyin obama başkan oldu diye rafa kalktığını, hristiyan siyonistlerin (evangelist) o.doğudaki israil eksenli saldırgan politikalarının biticeğini zannetmesinler,obamanın yahudilerin çok yoğun desteğiyle seçildiğini bilsinler,çöken ABD'yi israilin bekası ve siyonistlerin nihai hedefi için ayakta tutmanın yolu obama rüzgarıyla imaj tazelemek, tükenen itibarı kurtarmaktan öteye ciddi ve köklü bir politika değişikliği olacağı anlamı taşımaz. çünkü ABD politikaları günü birlik politikalar değildir ve ABD seçimleri, ABD ye başkan olmakta öyle demokratik özgür toplumsal iradenin sonucu falan hiç değildir, Amerikan derin devletinin yazdığı senaryonun hayata geçirilişinin mizansenidir. ABD'de ABD derin devletinin aşama aşama süzgecinden geçmeyen hiç kimse başkan olamaz (bizdeki derin devlet düşmanlarına duyurulur,diyorlarya devletin yanlış insanların eline geçmesini engellemek için ergenekon gibi oluşumları derin devlet kurdurtup,kullanıyor). şuda bilinmelidirki ABD'yi başkanlar yönetmez ABD'yi para yönetir, askeri-sınai kompleksin elitleri; Kurukafa ve kemikler,B`nai B`rith gibi birtakım masonik gizli örgütler üyesi uluslar arası silah ve petrol tüccarlarıyla,uluslararası finans kapital yönetir,en tepede'de İlluminati üyesi Rockefeller ve Rothschildler gibi ağırlıklı olarak siyonist yahudilerin hakim olduğu DERİN DÜNYA HÜKÜMETİ vardır.
Hedefleri ise göstermelik adıyla yeni dünya düzeni gizli adıyla SİYONİST NİHAİ DÜNYA DÜZENİ'dir.(Merkezi KUDÜS olan BÜYÜK İSRAİL İMPARATORLUĞU-TEK DÜNYA DEVLETİ) KÜRESELLEŞME dümeni ve NEO-LİBERALİZM politikalarıyla bir hayli yol katettiler ama bu politika çöktü şimdi sözde müslüman hüseyin obamayla başka bir uluslararası komplo kuruyorlar. Bu satırlarla anti-semitizm yapıldığı zannedilmesin adamlar başarıyla adım adım nihai hedeflerine yürüyorlar helal olsun,bizim sözümüz içimizdeki aymazlarla,ihanete doymazlara,devleti ele geçirmek için ŞEYTAN'la işbirliği yapanlara. AKP ve FTÖ bu işte ABD,AB ve İSRAİL'in bölgemizdeki gizli emellerine,kirli operasyonlarına taşeronluk yapan bölgesel figüran ve maşalar,siyonist yahudilerin deyimiyle GOYİM.
Tekrar soruşturmaya dönersek; Bu davayı asrın davası ilan edenlere göre ise sözde 93 yıllık (1.dünya savaşında Osmanlının ermeni tehciri ve ittihat ve terakki bağlamında) halının altına süpürülen pislikler temizleniyormuş,derin devlet tasviye ediliyormuş,seçkinci askeri vesayet rejiminden Demokratik cumhuriyete geçiliyormuş,korkusuz özgürlükçü bir dönem başlıyormuş.Davaya yüklenen misyona bakın,birde davaya,davayı yürütenlere bakın.Aslında bunlarla söylenmek istenen Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran iradenin Osmanlının yıkılışından (kurtuluş savaşı ve kuruluş dahil) itibaren hiç kimsenin güvende olmadığı eli kanlı çetelerden,gizli cemiyetlerden oluştuğu; gayrimüslim azınlıklardan kürtlere,dindarlardan alevilere kadar kendi vatandaşına zulmeden; komünizm,irtica ve bölünme gibi suni korkularla kargaşa yaratıp darbeler yapan militarist bir yönetim olduğudur. İçinde bulunduğumuz bu coğrafyada çöken ve işgal altında olan bir imparatorluğun küllerinden yoktan bir devlet kurup ayakta tutmanın dünya kadar çetin koşullarını hiç hesap etmeden tukaka etmek,kendi devletine bu kadar düşmanca duygular beslemek nasıl izah edilebilir;Osmanlının bakiyesi balkanlar,kafkaslar ve orta doğu ki devlet yapılarının durumu ortadayken en hafifiyle nankörlüktür.
Peki bu davaya yüklenen sözde misyona inanabilmenin koşulları var mı ortada ,iktidarda dinci diktatör bir parti,soruşturmayı yürütenler peygamber ilan edilen hocaefendinin emniyetteki çetesi,şimdi bunlarmı bizi Demokratik cumhuriyete geçirecekler güldürmeyin,uyanın beyler onlar kendi derin devletlerini kuruyorlar,devleti ele geçiriyorlar,ne kadar rejim muhalifi varsa onlarıda Demokratik cumhuriyet vb. yemlerle gaza getiriyorlar,bu gazada en önce liboşlarla,eski tüfek devlet düşmanı anarşist solcular geliyor,tabi kendilerine iran deneyimini hatırlatmak bir şey ifade edermi bilinmez ama bilinen bir şey varsa bu dava Demokrasi,Özgürlük falan getirmez ne getireceğide belli. Kendi devletine,rejimine katil derin devlet naralarıyla saldırıp düşmanlık edenler,ne gariptir ki yabancıların derin devletleriyle dostlar,onların sözde sivil toplum kuruluşlarından aldıkları fonlarla Devletimizin altını oymak için işbirliği yapıp bu psikolojik harbi yürütüyorlar.
Demokrasinin,hukukun üstünlüğünün
gelişmesi,sivilizasyon,şeffaflık,temiz toplum falan bu işin yaldızlı maskesi,dışardan ve içerden kimse bu konuda samimi değil, herkes bir hesap peşinde kimse kimseyi kandırmasın.eğer samimi olsalardı siyasi partiler kanunu ve seçim yasasını,bu adaletsiz seçim sistemini hızla değiştirmeye,milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması en azından sınırlanmasına,delege seçimlerinden milletvekili adaylarının belirlenmesine halkın katılımının sağlanması,partilerdeki lider sultasının kaldırılmasına yönelik girişimlerle parti içi demokrasinin sağlanması vb. konularda atılması gereken adımlar atılırdı ki demokrasimiz gelişebilsin,şeffaf temiz toplum düzeni gerçekleştirilebilsin ama ne AKP nede AB nin böyle bir derdi yok.Ayrıca Ergenekon davası üzerinden Temiz toplum numarası yapanlar deniz feneri kirinden ve bir yığın yolsuzluktan temizlenmeden kirli elleriyle hangi temiz toplumdan bahsedebilirler kim inanır bu tiyatroya.
Bu dava süreci baştan sona hukuka aykırı işliyor eleştilerine Türkiyede hangi davada hukuk iyi işliyorki diyerek pişkinlik yapıyorlar iyide bu davayı asrın davası yapan bu davayla hukuksuz işlere son vereceğiz diyen siz değilmisiniz.Devam edelim Yargıya güvenmediği için dokunulmazlıkları kaldırıp meclistekilerin yargılanabilmesinin önünü açmayan iktidar bu davaya gelince yargıya güvenin diyor ve herkese dokunulmalı imtiyazlı seçkincilik yok deyip ülkenin tepe noktalarında bulunmuş saygın insanları ayağa düşürmek için sokaktan tinerci toplar gibi toplatıyorlar, tamam herkese dokunulsun ama size niye hiç dokunulamıyor başta AKP olmak üzere siyaset yargının denetimine kapalı,sabaha karşı topladığınız insanlar kapkaçcı değildiki herşeyin bir adabı var,burası diktatörlükmü yada darbe dönemindemi yaşıyoruz ki bu derece fütursuzluklar yaşanıyor.Öte yandan Yargıya güvenelim müdahale etmiyelim diyorlar ama başından beri yargıyla kavgalı olan kendileri türbandı,cumhurbaşkanlığı seçimiydi,kapatma davasıydı yargıya en büyük saldırılar AKP ve yandaş medyadan gelmedimi.yine yargının bağımsızlığına gölge düşürmeyelim diyorlar ama yargı kendilerine bağlı ve gerçek anlamda yargının bağımsızlığı için hiç bir şey yapmıyorlar.
Ergenekon davası özelinde ve genel olarak AKP iktidarı döneminde yargı konusunda öyle tutarsızlıklar öyle acemilikler yaşandıki bir çok konuda olduğu gibi bu konuda ayağa düştü.sonra bu iktidara ayak takımı iktidarı deyince kızıyorlar.maalesef gerçek şu ki günümüz Türkiyesinde toplum çoğunluğunun içine düşürüldüğü durum nedeniyle Demokrasimiz Devlet yönetiminin ayağa düşmesine hizmet ediyor.
Sonuç olarak bir yığın hukuki usulsüzlükten,medyaya yapılan servisler ve internete düşen ses kasetleriyle ilgili savcının,hükümetin kayıtsızlığı, sahte haham ajan-provakatörün savcı tarafından bilirkişi ilan edilmesi gibi komikliklere kadar bu dava o kadar speküle edildi,magazinleştirildiki ciddiyetini yitirdi,sonrada diyorlarki işte muhalifler davayı sulandırmaya çalışıyor yahu bu davayı başından beri sulandıracak ortamı yaratan bu soruşturmayı yürütenlerle,medyada bu soruşturmanın kampanyasını yapanlar,ülkede ne melanet varsa ergenekoncular yapıyora gelen hatta kuş gribiyle,kırım kongo kanamalı ateşini bile ergenekonculara bağlayabilecek derecede inanılırlığını güvenilirliğini yitirmiş gayriciddi bir dava,Telefon dinlemeleri ve internet yazışmaları takipinden oluşan PARANOYA SORUŞTURMASI.bu davanın artık ÇAMUR AT İZİ KALSIN DAVASI olmaktan öteye bir anlamı kalmadı.isimler belirlenmiş ellerine liste verilmiş bir şekilde bu kişi,kurum ve kuruluşları bu işin içine dahil edin denmiş bu açıkca ortada.
Yüce önder ADALET MÜLKÜN(DEVLETİN) TEMELİDİR demişti,hukukta da ADİL YARGILANMA diye temel bir kural vardı,iktidarda da adının başında ADALET olan bir parti,bu davada malum çevrelere göre ASRIN DAVASI..ama ortada F Tipi emniyetçilerin terör estirdiği,kukla savcıyı yönettiği benzeri ancak arap ülkelerinde,iran devrim mahkemelerinde görülebilecek Türkiye Cumhuriyeti tarihinin kara lekesi yargısız infaz kepazeliği var.
Eğer bu dava bugüne kadar geldiği mihvalde yani Türkiye Cumhuriyeti ve temel kurumlarına özellikle TSK ve G.Kurmaya yönelik operasyonel bir komplo tarzında devam eder,yerel seçimlerde iktidar partisi önemli bir oy kaybına uğrayıp erken genel seçimlere gidilmezse, iktidar oyunu koruyup bunada güvenerek(gerilim ve kavgaya dayalı bu uslüp bozukluğuyla) bu davanın fütursuzca ülkeyi artarak yükselen gerilim ve kutuplaşmayla kaos ortamına sürüklemesine göz yumarsa vede hiç bir milli mutabakata varmadan sözde sivil anayasa adı altında devleti ele geçirme operasyonuna devam ederse Türkiye önemli gelişmelere gebedir..
Hakan ATAMAN

1 yorum:
Sayın yazar, her şey iyi güzel de 28 şubat sürecindeki yargıya ve siyasete müdahale edilirken siz neredeydiniz. Bu dvanın kamuoyunda bu kadar ilgi görmesinin sebebi , halkın zamanında bastırılmış duygularının açığa çıkmasıdır. Bu millet Ergenekon denen örgüt tarafından yıllarca aşağılanmıştır. Egenekon denen örgüt ya da oluşum bizim iç bünyemizden çıkan bir oluşummuydu , yoksa ABD tarafından yönetilen bir organizasyon muydu?
Bu konuya her iki taraf da kendi açısından bakmaktadır. Oysa ben her iki tarafın da aynı yereden yönetildiğine inanıyorum. 28 şubat döneminde halka karşı kullanılan bu oluşum artık ABD'nin çıkarına hizmet etmek yerine milli duyguları ön plana çıktığı için ABD, AB ve BOP'a karşı bir duruş sergilemektedir. Bunlar geçmişte irtica ile mücadele adı altında ABD'nin maşalığını yapmıştır. Ancak şimdilerde maşa değişmiştir. ABD için Ergenekoncuymuş AKP liymiş , bunların hiç önemi yok. ABD için önemli olan işbirlikçi mi , değil mi. 28 şubat sürecinde ABD tarafından yönetilen bu oluşumun yerini bu gün AKP ve F tipi örgütlenme dediğiniz oluşum almıştır. Aşağıladığınız o anadolu insanı da bu gün yeni ergenekenumuz olan AKP nin peşine takılarak sizden intikam almak istemektedir. Yarın AKP nin işi bittiğinde de yeni bir örgüt kurulacak ve onlar da AKP denen örgütten rövanş alacaktır. Yani kısacası hepimiz ABD' nin değirmenine su taşımaya devam edeceğiz.
Yorum Gönder