Psikolojik Harekât olgusu, günümüzde artık kurumsal nitelik kazanmış olmakla birlikte, anti terör kurumlarının tamamında bu isim altında üniteler oluşturulmuştur. Psikolojik Harekâtın münderecat yelpazesi geniştir. Bu yelpaze, kişiden gruba, gruptan bölgeye, bölgeden ülkenin tamamına doğru açılan bir hiyerarşiyle açılmaktadır.
SİYASAL İDEOLOJİ ve PSİKOLOJİK HAREKÂT
Bir teşekkülün sahip olduğu siyasi anlayış ve siyasal inanış, o teşekkülün siyasal niteliğini ortaya koymaktadır. Rejim muhalifi teşekküllerin bu anlamdaki siyasal duruşu, teşekkülün niteliğine göre farklılık göstermektedir.
Örneğin, sosyalizm ve komünizm yanlısı teşekküller, rejim muhalifi olarak anılmakla beraber, salt, mevcut rejimi ilga ve butlan (ortadan kaldırma, sebep ve sonuçlarını yok etme) etmek gayesini barındırmaktadırlar. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu Bu teşekküllerin amaçsal varlıklarını şu başlıklar altında toplamıştır.
• DEVLETİN ŞANSİYETİNE KARŞI CÜRÜMLER
• HÜRRİYET ALEYHİNDE İŞLENEN CÜRÜMLER
• DEVLETİN GÜVENLİĞİNE KARŞI İŞLENEN CÜRÜMLER
Ayrılıkçı teşekküller ise, mevcut rejimi ortadan kaldırmak niyetini barındırmakla beraber, devletin coğrafi ve siyasal varlığına kast etmektedirler. Devletin idaresindeki toprakların bir kısmını veya tamamını devlet idaresinden ayırarak, ayrılan topraklar üzerinde yeni bir devlet kurmak gayesi yukarıda açıklanan unsurlar kapsamındadırlar.
Psikolojik harekât, yukarıda açıkladığımız suç teşekküllerini ve bu teşekküllerin etkilediği kitleleri, terör ve terör örgütleri hakkında bilgilendirmek, siyasal, ekonomik ve sosyal gerçekleri, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı yöntemlerle halka göstermek şeklinde açıklanabilir.
Rejimsel yada ayrılıkçı terör örgütleri, sonuç olarak birer suç teşekkülleridir. Bu teşekküller, diğer suç teşekküllerinden farklı olarak, salt, halkın sosyal yaşam nizamına ve kanunsal sisteme karşı değil, aynı zamanda rejim ve ülke bütünlüğüne karşı faaliyet göstermektedirler.
TERÖR ÖRGÜTÜ PKK ve DIŞ KONTROL ÜNİTELERİ
Ayrılıkçı terör örgütü P.K.K., anayasaya, kanunlara, devletin varlığına, sosyal ve ulusal birliğine, birbirinden farklı etnik, mezhep, din ve dil unsurlarının bir arada bulunması özelliğine, bütün bunları kapsayan rejimsel sisteme ve ülkenin toprak bütünlüğüne muhalefet eden bir terör örgütüdür. Adı geçen terör örgütü, bu ideolojisi uğruna binlerce vatandaşımızı ve güvenlik görevlisini katletmiştir.
Bu noktada, böylesine güçlü bir rejimin, PKK terör örgütünün işlevini ortadan kaldırmak konusunda neden geciktiği sorusu zihinlere takılabilmektedir.
Terör örgütünün işlev avantajlarını gözden geçirmek gerekmektedir. Bu avantajlar;
• Kırsal Avantajlar
• Etnik Avantajlar
Şeklinde açıklanmaktadır.
KIRSAL AVANTAJLAR
Adı geçen terör örgütünün barındığı ve eylem hazırlıkları yaptığı kırsal bölgeler, örgüt mensupları tarafından çok iyi tanınmaktadır. Bu militanlar, kamuflajlı sahalar ve kamuflaj yöntemleri konusunda coğrafi ve stratejik eğitim almıştır. Bu imkânla beraber, örgüt militanlarının bir çoğunun, o bölge halkının efradı olduğu durumu da göz önüne alınacak olunursa, kırsal avantajın kapsamı ortaya çıkacaktır.
ETNİK AVANTAJLAR
Adı geçen terör örgütünün, Türkiye topraklarının bir kısmını devlet idaresinden ayırarak, ayırdığı topraklar üzerinde bir Kürt devleti kurma niyetiyle faaliyet gösterdiği bilinen bir gerçektir. Terör örgütü PKK, bu ideolojik misyona, eylemsel ivme kazandırmak için, etnik avantajdan faydalanmıştır. Örgüt, bölge halkının, siyasal ve sosyal eğitim noksanlığından faydalanarak, halk üzerinde yoğun psikolojik telkin, ikna propagandası ve siyasal oyunlar uygulayarak, halkı devletine karşı kışkırtma faaliyetlerinde bulunmuştur. Bu faaliyetler, eylem öncesi hazırlık hareketleri olarak tanımlanmaktadır. Terör örgütü PKK’nın bu konudaki psiko-faaliyetlerini içeren şema aşağıdaki gibidir.

KÜRTÇÜLÜK HAREKETLERİ VE DIŞ KONTROL
M.İ.T.’in (Millî İstihbarat Teşkilâtı), terör örgütü PKK’ya askeri, mâli ve stratejik destek sağlayan ülkeler konusundaki istihbarat çalışmalarında ilginç verilere rastlanmaktadır. Teşkilâtın edindiği istihbaratta, terör örgütüne destek sağlayan ülkelerin, sadece sınır komşularımızdan ibaret olmadığı gözlemlenmektedir. Bunların içinde en şaşırtıcı olanı ise, Tarihsel süreç boyunca hiçbir düşmanlık veya stratejik ortaklık rabıtasında bulunmadığımız bazı Avrupa devletlerinin de, bu muhalif hareketi desteklediği gerçeğidir.
Halk üzerinde oluşan sosyal kanının aksine, terör örgütü PKK’nın salt bir yada birkaç dış destekçisi bulunmamaktadır. Adı geçen terör örgütü, toplam 16 ülke tarafından, birbirinden farklı hususlarda destek görmektedir. Bahis olunan dış destek, salt askeri, yahut stratejik destek değil, siyasal destek olarak da tanımlanmaktadır.
M.İ.T’in bölücü terör konusundaki başarılı istihbarat çalışmaları ve gözetleme mekanizmaları, adı geçen terör örgütünün tüm ilişkilerini ortaya çıkarmıştır ve çıkarmaya devam etmektedir.
Ne var ki; bir terör unsurunun, başka bir dış devlet tarafından destekleniyor olması durumunun ispatlanması oldukça güçtür. Her hangi bir yabancı ülkenin, içimizdeki terör örgütüne destek sağladığına ilişkin iddianın geçerlilik kazanması için, bu hususta her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin desteğine ihtiyaç bulunmaktadır.
İstihbarat kayıtları ve gözlemler, Uluslar arası hukukun kabul ettiği “delil” vasfı sınıfına girmemektedir. Uluslar arası hukuk, bir ülkeye ait istihbarat teşkilâtının sonuç olarak o ülke rejiminin bir parçası olduğunu ve istihbarat toplamada taraflı davranabileceğini sav ederek, bu husustaki maddi delillere itibar etmemektedir.
Ne acıdır ki, Türkiye konusunda Uluslar arası hukuku dayatan bu sahte global demokrasi, söz konusu çok büyük ve çok güçlü devletler olduğu zaman, o kutsal hukuk karinesini rafa kaldırmakta, bu devletlerin, terörü bahane ederek uyguladığı zulüm ve el koyma hareketlerine karşı sessiz kalmaktadır.
Terörün tek kaynağı finans olgusu değildir. Bir terör hareketinin varlığını uzun süre koruyor olmasının altında, mutlak suretle iç ve dış desteğin sürekliliği gerçeği yatmaktadır. Terör örgütü PKK bu imkândan faydalanmıştır. Örgüt, içeride; etnik, coğrafi ve bölgesel imkânlardan faydalanmış, dışarıda ise, askeri, siyasal ve nüfuzsal noktalar edinmiştir.
Terör örgütü PKK, Rejimimizin demokrasi tarafsızlık anlayışını, Avrupa Birliğine katılmak konusunda gösterdiğimiz çabamızı, Avrupa Birliğinin katılım ilkelerindeki hukuksal karinelerine uyma zorunluluğumuzu istismar etmeye çalışmaktadır. Bu hususlardan hareketle faaliyetlerinin icrasına süreklilik katmayı amaç edinmektedir.
Bu noktada uygulanacak psikolojik harekât, terör ve terörizm husunda, ideolojilerin gizlediği kirli gerçekleri tüm ayrıntılarıyla halkımıza göstermek olmalıdır.
Doğan ERBAŞ

0 yorum:
Yorum Gönder